Osmanlı coğrafyacılığının gelişiminde İslam coğrafya klasiklerinin büyüketkisi vardır. Genellikle memâlik ve mesâlik veya büldân isimleriylebilinen İslam coğrafya eserleri, uzun yılların birikimini Osmanlılara aktarmıştır.İlk Osmanlı coğrafya eserleri daha çok astronomi ve kozmoğrafyaüzerine yazılmıştır. Ortaçağ İslam coğrafyacılığının en son ve en önemlieserlerinden biri olan Takvîmü’l-büldân’ın İstanbul kütüphanelerindekinüshalarının XVI. yüzyılda sıkça okunduğunu ve İslam coğrafyacılarınıetkilediğini görmekteyiz. Bu etki en çok Sipâhizâde Mehmed’in Evzahu’lmesâlikilâ ma‘rifeti’l-büldân ve’l-memâlik adlı eserinde görülmektedir.Osmanlı ilmiye sınıfına mensup olan Sipâhizâde, coğrafyaya duyduğu ilgineticesinde müderrisliğinin ilk yıllarında Takvîmü’l-büldân’ı okumuş vebu eser üzerinde çalışmış, burada yer alan şehirleri çeşitli kaynaklardan daistifade ederek harf sırasına göre düzenlemiştir. Ayrıca Takvîmü’lbüldân’dayer almayan birçok şehri de eserine eklemiştir. Eserin kalemealındığı dönemde Osmanlı Devleti en geniş sınırlara erişmekteydi. Budurum coğrafi bölgelerin mahiyetine dair merakı da arttırmıştır. Bu saikleİslam coğrafyacılarının eserlerinin İstanbul kütüphanelerinde nüshalarınave şerhlerine rastlamaktayız. Sipâhizâde Mehmed’in eseri de bu şerhlerdenbiri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada Evzahu’l-mesâlik ilâma‘rifeti’l-büldân ve’l-memâlik’in Arapça Evzahu’l-mesâlik ve Türkçe Esâmî-i büldân nüshaları ile Takvîmü’l-büldân’ın ortaya çıkış süreciincelenecek ve bu üç eserin arasındaki münasebete değinilecektir.
Sipâhizâde Mehmed Evzahu’l mesâlik ilâ ma‘rifeti’l-büldân ve’l-memâlik Osmanlı Coğrafyacıları
Islamic geography classics has a great influence on the development of the Ottomangeographers. Islamic geographical works, usually known by their names as mesâlik orbüldân, have conveyed the accumulation of knowledge of long years to the OttomanEmpire. The first Ottoman geographical works were mostly on astronomy andcosmography. One of the very last and most important works of medieval Islamicgeography, Takvîmü’l-büldân's copies in the Istanbul libraries, were frequently read inthe XVI. century and affected the Islamic geographers. This effect is mostly seen in thework of Sipahizâde Mehmed's Evzahu'l-mesâlik il ma'rifeti'l-büldân ve'l-memâlik.Sipahizâde, who was considered as an Ottoman scholars of the time, read Takvîmü’lbüldânin the first years of his profession as a result of his interest in geography, and workedon it.Taking advantage of various sources, he organized the cities in this work accordingto the order of the letters. In addition, many cities that were not included in Takvîmü’lbüldânwere added to his work. In the period when the work was written, the OttomanState reached the widest borders. This has increased the curiosity about the nature ofgeographical regions and today we can find annotations and copies of the works of Islamicgeographers in the Istanbul libraries. The work of Sipahizâde Mehmed is one of theseannotations. In this study, the relationship between Evzahu’l-mesâlik and Takvîmü’lbüldânand the place of it in Ottoman geography will be discussed.
Sipâhizâde Mehmed Evzahu'l-mesâlik ilâ ma'rifeti'l-büldân ve'l-memâlik Ottoman Geographers
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Mayıs 2017 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2017 Sayı: 36 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.