Erken modern dönemde coğrafi ve stratejik bakımdan Doğu Akdeniz’in en önemli limanlarından biri olma özelliğini taşıyan İskenderun, uzun süre Halep’te yaşanan canlı ticaret için bir liman olarak hizmet etmiş ise de hayli müddet Trablusşam İskelesi’nin gölgesinde kalmıştır. 16. asrın son yıllarında İskenderun İskelesi özellikle Venedikliler tarafından giderek daha fazla kullanılır olmuş, müteakip asrın ilk yirmi yılında ise Halep’in başlıca iskelesi haline gelmiştir. Bu durum, Trablusşam ile İskenderun arasında uzun süreli bir rekabete yol açmıştır. İskenderun İskelesi’nin Avrupalı devletler tarafından kullanılması zaman zaman merkezi hükümetin müdahalelerine neden olsa da liman, yüzyıl boyunca gelişimini büyük oranda sürdürmüş ve uluslararası ticaret gemilerinin Doğu Akdeniz’deki en gözde iskelelerinden biri haline gelmiştir. Bu makalede İskenderun limanının 16. yüzyıldan itibaren yaşadığı gelişme ve dönüşüm tespit edilerek, Osmanlı yöneticilerinin bu hususta aldığı çelişkili kararların nedenleri sorgulanacaktır. Ayrıca şimdiye kadar kullanılmayan Osmanlı, İtalyan ve Fransız arşiv kaynaklarının yardımıyla, limanın uluslararası ticarete katılımını hazırlayan siyasi, sosyal, diplomatik ve ticari meseleler açıklığa kavuşturulacaktır.
Alexandretta, which was geographically and strategically one of the most im- portant ports of the Eastern Mediterranean in the early modern period, served as a pier for trade in Aleppo but it for a long time remained in the shadow of Tripoli port of Syria. In the last years of the sixteenth century, Alexandretta pier was mostly began to use by Venetians, and it became the main pier of Aleppo in the first twenty years of the following century. This led to a long-term rivalry between Tripoli and Alexandretta. Although the use of pier by European states had some- times resulted in interventions by the Ottoman government, it had continued its development throughout the century and had become one of the most favorite piers of international merchant ships to the Eastern Mediterranean. This article aims to discuss the transformation and development of Alexandretta pier since the 16thcentury onwards and to question the reasons for the contradictory decisions of the Ottoman administration in this regard. Furthermore, the political, social, diplo- matic and commercial issues that would enable the pier to participate in the inter- national trade will be clarified in the light of previously-unutilized archival sources.
Alexandretta Trade Tripoli of Syria Eastern Mediterranean Venice France
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2020 |
| IZ | https://izlik.org/JA27UJ64UX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Sayı: 44 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.