Hokand Hanlığı’nın saray teşkilatı ve bu teşkilatta görevli bürokratlarTürk-İslam ve Türk-Moğol devletleri örnek alınarak oluşturuldu. Hanlığın yönetimi dünyevî ve dinî olarak ikiye ayrılıyordu ve dünyevî işlerle umera, dinî işlerle ise ulema denilen görevliler ilgileniyordu. Hokand Hanlığı’nın yönetim merkezi Hokand şehrinde bulunan ve Orda ismi verilen hanlık sa- rayıydı. Orda’da hükümdarın başkanlık ettiği âli kengeş, maslahat, has meclis, meşveret, meclis-i sultani gibi isimlerle anılan divanda devlet işle- rinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı yönetim mekanizmasıydı. Divana katılan devlet görevlileri hanlığın kuruluşundan itibaren sabit olmayıp döneme göre değişiklik gösteriyordu. XIX. yüzyılın başlarından itibaren di- vanbegi, koşbegi, inak, mingbaşı gibi görevliler divanda yer aldı. Divana katılan devlet görevlilerinin yanı sıra Hokand sarayının ve hükümdarın özel işlerini yerine getiren farraşbaşı, kitapdar, selam ağası, mirahor, cem ağası gibi hizmetkârlar mevcuttu. Hokand Hanlığı’nın saray teşkilatı ve görevlilerinin ortaya konulması Türk Devlet geleneğinin devamlılığını göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca Hokand Hanlığı tarihi kaynaklarında sık sık zikredilen unvanların açıklığa kavuşturulması araştırmacılar için kolaylık sağlayacaktır.
Hokand Hanlığı Saray Teşkilatı divan Mingbaşı İnak Divanbegi Koşbegi
The Kokand Khanate’s palace organisation and zadegan that is in charge in the palace were formed based on Turco-Islamic and Turco-Mongol states’ examples. Administration of the khanate was split into two as secular earthly and reli- gious ones and while Umera was occupied secular issues Ulema was in charge of religious duties. The administrative capital of the Kokand Khanate was the khanate palace called Orda in the city of Kokand. The Divan called with various names such as âli kengeş, maslahat, has meclis, meşveret, meclis-i sultani which was headed by the ruler in orda was the mechanism of discussion and resolution of state affairs. Administrative officials attending to the divan were not perma- nent rather they were being circulated based on the era. Starting from XIXth century officials like divanbegi, koshbegi, inak, mingbaşı started to participate the divan meetings. In addition to the officials attending to the divan, there were servants such as farraşbaşı, kitapdar, selamağası, mirahor, cem ağası who man- age the Kokand palace’s and ruler’s private matters. Exhibition of the Kokand Khanate’s palace organisation and its officials are important to show the conti- nuity of Turkish state customs. Additionally, researchers will benefit of the re- veal of often mentioned titles in the historical sources of the Kokand Khanate.
The Kokand Khanate Palace organisation divan Mingbaşı İnak Divanbegi Koshbegi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2020 |
| IZ | https://izlik.org/JA64RW59ME |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Sayı: 44 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.