Ahmet Hamdi Tanpınar 1901-1962 , Türk edebiyatının ilk tarihçisi değildir. Ondan önce de edebiyat tarihleri yazılmıştır. Bunlar arasında özellikle M. Fuad Köprülü’nün 1890-1966 son hâlini 1926’da bulan Türk Edebiyatı Tarihi, metodu itibariyle dikkat çeker. Tanpınar’ın edebiyat tarihi ile Köprülü’nün edebiyat tarihi arasında metot ve konuya yaklaşım bakı- mından çok ciddi farklar vardır. Köprülü, edebî eserleri tarihî, siyasi ve top- lumsal şartları içerisinde görürken, Tanpınar bu çevresel şartların yanında estetik değerleriyle de ele alır. Bu tutumunda öznellikten kaçınmaz ve yer yer konu nesnesini bilimsel kişiliğinden çıkarak sanatçı öznelliğiyle değer- lendirir. Tanpınar, edebiyat tarihinin ön sözünde metodun şartların, kronoloji ve vesikaların ihmal edilmemesi kaydıyla konunun emrinde olduğunu söyler. Bu nedenle bir taraftan Hippolyte Taine 1828-1893 gibi çevresel şartlara odaklanan kuramcılara bağlanırken, diğer taraftan Ferdinand Brunetière’in 1849-1906 türlerin gelişimi kuramına ve Albert Thibaudet’nin 1874-1936 nesiller görüşüne başvurur. Bu bakımdan metot açısından onun Köprülü’nün aksine eklektik bir tutum geliştirdiği görülür. Böylece Köprülü, biraz da kullandığı metodun gereği olarak edebî metinlerde Türk milletinin tarih içindeki değişimini ararken Tanpınar’ın daha çok toplumun edebî zevkinde yaşanan değişimlere odaklandığı görülür.
On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi Türk Edebiyatı Tarihi ede- biyat tarihi metot Tanpınar Köprülü
Ahmet Hamdi Tanpınar 1901-1962 is not the pioneer historian of Turkish literature as some other literature histories had been written before him. Among these, especially the work by M. Fuad Köprülü 1890-1966 entitled Türk Edebiyatı Tarihi [History of Turkish Litera- ture], which found its final draft in 1926, draws attention in terms of method. There are sig- nificant differences between literature history by Tanpınar and the one by Köprülü in terms of method and approachment to the subject. While Köprülü approaches literary works regarding their historical, political and social conditions, Tanpınar deals with them with their aesthetical worth besides the milieu. He does not avoid subjectivity in this attitude and sometimes criti- cizes his subject matter with an artist subjectivity digressing his academic personality. In the preface of his work, Tanpınar emphasizes that the method functions under the subject only if it does not neglect the conditions, chronology and documents. Therefore, while he adheres to the- oreticians such as Hippolyte Taine 1828-1893 who focuses on external conditions on one hand, on the other he applies to Ferdinand Brunetière’s 1849-1906 theory of genres and Al- bert Thibaudet’s 1874-1936 theory of generations. In this regard, it is observed that he devel- ops an eclectical attitude in terms of method contrary to Köprülü. Thus, while Köprülü searches the historical change of Turkish nation in literary texts, to a degree due to the method he uses, it is seen that Tanpınar mainly focuses on alterations had occurred in literary taste of the soci- ety.
History of 19th Century Turkish Literature History of Turkish Literature history of literature method Tanpınar Köprülü
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2020 |
| IZ | https://izlik.org/JA36BY38UF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Sayı: 44 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.