BibTex RIS Kaynak Göster

XVIII. YÜZYILDA İSTANBUL’UN SUR DIŞI BOSTANLARI YEDİKULE-AYVANSARAY, EYÜP VE HASKÖY

Yıl 2022, Sayı: 47, 385 - 414, 30.05.2022

Öz

İstanbul’un iaşesindeki önemli rolünün yanı sıra aynı zamanda iktisadî ve sosyal işlevleriyle de dikkat çeken İstanbul bostanları, hakkında çok az çalışma yapılmış bir konudur. Bu bakımdan bu çalışma ile hem XVIII. yüzyılda İstanbul’da sur dışında bulunan bostanların durumunu tespit etmek hem de İstanbul’un şehir dokusunun tespitine katkıda bulunmak hedeflenmektedir. Çalışmada XVIII. yüzyılın ilk yarısında İstanbul’un sur dışı bostanlarının mevkileri, sahipleri ve çalışanları incelenmiştir. Çalışmanın temel kaynağı I. Mahmud dönemine 1730-1754 ait 25 Receb 1145 11 Ocak 1733 tarihli defterdir. Bu defter Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde BOA nüfus defteri olarak 1 numarada kayıtlıdır. Nüfus defterine göre 1733 yılında İstanbul kara surları boyunca Yedikule’den Ayvansaray’a kadar 77, Eyüp’te 78 ve Eyüp’e bağlı Hasköy’de -Fener ve Balat semtlerinin karşısında- 12 olmak üzere toplam 167 bostan mevcuttur. Bostan sahiplerinin ezici çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır %96,37 . Müslümanların mülkiyetindeki bostanların %14,85’i vakıflara, %13,33’ü kadınlara aittir. Bostan sahibi olan veya bostan tasarruf eden Müslümanlar arasında orta ve alt düzey memurlar ile esnafın yanı sıra padişah kızları, paşalar, yeniçeri ağası, Enderun ağası, şeyhülislâm, kazasker, padişah imamı İmam-ı şehriyârî-i sâbık ve kâdî gibi üst düzeyde devlet memurlarının varlığı, bostanların önemli bir gelir kaynağı olduğuna işaret etmektedir. 1733 yılında İstanbul Sur dışı bostanlarında 637 kişi çalışıyordu. Bostan başına ortalama dört çalışan düşüyordu. Bunların %70’ini Arnavutlar ve Rumlar oluşturuyordu. Ayrıca çalışanların en az %60’ının Rumeli, Trakya ve Anadolu’dan gelmiş olması istihdam alanı olarak bostanların işlevini de göstermektedir.

“MARKET GARDENS BOSTAN OF ISTANBUL OUTSIDE THE CITY WALLS DURING 18TH CENTURY YEDIKULE-AYVANSARAY, EYUP, AND HASKOY

Yıl 2022, Sayı: 47, 385 - 414, 30.05.2022

Öz

There are a limited number of studies on the Istanbul market gardens bostan , which had economic and social functions along with their important role as regards food provision for Istanbul. Accordingly, the present study aimed to investigate the status of the market gardens outside the city walls in Istanbul during the 18th century and to contribute to research on the urban fabric of Istanbul. The study focused on the locations, owners, and employees of the market gardens outside the city walls of Istanbul during the first half of the 18th century. A ledger dated 25 Rajab 1145 11 January 1733 from to the reign of Sultan Mahmud I 1730-1754 was used as the main source for the purposes of the study. This ledger is registered in the State Archives of the Presidency of Turkey - Ottoman Archives BOA as a population register at number 1. According to the said population register, there were a total of 167 market gardens, including 77 along the land walls of Istanbul from Yedikule to Ayvansaray, 78 in Eyüp, and 12 in Hasköy neighborhood of Eyüp -opposite to Fener and Balat districts- in 1733. The overwhelming majority of market garden owners were the Muslims 96,37% . The ratio of market gardens owned by the Muslims, which belonged to foundations and women, was 14.85% and 13.33%, respectively. The Muslims, who owned or invested in a market garden, included middle- and low-level civil servants and tradesmen, as well as the sultan's daughters, and high-level state officials, including pashas, Agha of Janissaries, Agha of Enderun, sheikh al-Islam, kazasker chief judge with military jurisdiction , sultan's imam Imam-ı şehriyari-i sâbık , and kadi judge , which is indicative of the fact that market gardens were an important source of income. As of 1733, 637 people were employed in the market gardens outside the city walls of Istanbul. There was an average of four employees per market garden. 70% of the employees were Albanians and Greeks. Furthermore, the fact that at least 60% of the employees were from Rumelia, Thrace, and Anatolia, is suggestive of the function of the market gardens as an employment area.

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Yazarlar

Serpil Sönmez Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi 30 Mayıs 2022
Yayımlandığı Sayı Yıl 2022 Sayı: 47

Kaynak Göster

MLA Sönmez, Serpil. “XVIII. YÜZYILDA İSTANBUL’UN SUR DIŞI BOSTANLARI YEDİKULE-AYVANSARAY, EYÜP VE HASKÖY”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, sy. 47, 2022, ss. 385-14.

Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni



Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.

-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,

-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,

-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,

-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,

-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,

- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,

-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,

-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.


Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.





Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies

Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.

-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,

-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,

-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,

-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,

-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,

-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,

-Use of technology-assisted interpreting tools,

-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.

Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.