BibTex RIS Kaynak Göster

İstanbul’un Yapı Sanatkârları: NAKKAŞLAR VE SIVACILAR 1700-1838

Yıl 2013, Sayı: 28, 11 - 50, 26.04.2013

Öz

İstanbul’da, Osmanlı Sarayının ”ehl-i hiref“ denilen sanatkârları arasındaözel bir yere sahip olan Hassa nakkaşlar ve dükkân sahibi nakkaş esnafıdışında sayıları çok daha kalabalık bir nakkaş grubu daha vardı. Bunlar,amele sınıfı içerisinde yer alıp şehirdeki mirî, dinî ve sivil yapıların sıva üstüboyalı nakışlarını gerçekleştirirlerdi. Ehl-i hiref çatısı altında yer aldıklarındandolayı Enderun Hazinedarbaşısına tâbi olan bu nakkaşların ustalık, kalfalıkve çıraklık nizamlarıyla birlikte çalışma nizamları da mevcuttu. Aynı şekildeSıvacılar da yapı sektöründe faaliyet gösteren amele sınıfının sanatkâr birtopluluğuydu. Bu mesleği icra edenler çoğunlukla gayrimüslim sıvacılardı.Müslüman sıvacıların sayısı daha az olup geneli askerî zümrelere mensuptu.1776 tarihli Sıvacı esnafı nizamı ile müslim ve gayrimüslim sıvacıların yapılardabirlikte çalışmaları yasaklanmıştı. Nakkaş ve sıvacılar, sanatlarını tekellerinealmış esnaflardı ve birbirlerinin işlerine müdahale etmezlerdi. 1826yılında Yeniçeri Ocağının kaldırılması, ocağa bağlı esnaf gruplarını etkisiz halegetirdi. Bundan istifade ile devlet, 1827 yılında nakkaş ve sıvacı esnafınınmeslekî tekellerini tamamen ortadan kaldırdı. Bu çalışma, birbirini tamamlayıcısanatlar icra eden ve sıkı ilişki içerisinde olan bu sanatkârların sarayla olanbağlarını, menşelerini, sayılarını, ücretlerini ve 18. yüzyıldan itibaren örneklerinerastlanılan meslekî eğitim ve çalışma nizamlarını incelemektedir.

Construction Craftsmen of Istanbul: WALL-DECORATORS AND PLASTERERS 1700-1838

Yıl 2013, Sayı: 28, 11 - 50, 26.04.2013

Öz

Except for Ottoman Palace craftsmen hassa so called ”ehl-i hiref“ who hadspecial status in the palace and workshop owner decorators, there was another groupof decorators who had been populated more than others. This group of workers amele class as decorators used to make over-plaster decorations of state, religiousand civil buildings. These decorators, under the umbrella of ehl-i hiref and subjectedto Enderun Hazinedarbaşısı head-treasurer , had special statues and regulationsrelated to mastery and apprenticeship. Plasterers as one of craftsmen groups wereparts of workers’ amele class. Most of them were non-muslims. Minority muslimplasterers were military staff as well. According to regulations dated 1776, muslimand non-muslim plasterers were banned to work together. Wall-decorators andplasterers created monopoly in their work and did not interfere each other. Theabolition of Janissary corps in 1826 artisan groups were also passivated. Using thisopportunity Ottoman administration cancelled wall-decorators and plasterers’professional monopolies. This article aims to analyze wall-decorators and plastererswho fulfilled and related each other closely, their relations with the palace, theirorigin, wages, numbers and regulations.

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Yazarlar

Murat Uluskan Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi 26 Nisan 2013
Yayımlandığı Sayı Yıl 2013 Sayı: 28

Kaynak Göster

MLA Uluskan, Murat. “İstanbul’un Yapı Sanatkârları: NAKKAŞLAR VE SIVACILAR 1700-1838”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, sy. 28, 2013, ss. 11-50.

Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni



Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.

-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,

-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,

-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,

-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,

-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,

- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,

-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,

-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.


Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.





Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies

Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.

-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,

-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,

-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,

-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,

-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,

-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,

-Use of technology-assisted interpreting tools,

-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.

Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.