Ayanlıktan sadrazamlığa yükselen Alemdar Mustafa Paşa, İstanbul’daki yaşamının dördüncü ayında Yeniçeri ayaklanması sırasında Bâbıâli’de kuşatılmış ve kendi eliyle yaşamına son vermiştir. Ölümünün ardından Alemdar’ın siyasi gücünün kaynağını oluşturan tüm mal varlığının müsaderesine karar veren devlet, bir taraftan paşanın İstanbul ve Rumeli’deki taşınır ve taşınmaz mallarının tespiti için mübaşirler görevlendirmiş, diğer taraftan da borçları ile alacaklarını tespit ederek kayda geçirmiştir. Borçları ve alacaklarının çok olduğu anlaşılan Alemdar’ın, borçlarının genellikle İstanbul’daki yaşamına ait olduğu, alacaklarının büyük kısmının da sadaret öncesi dönemle ve ekonomik faaliyetleriyle ilgisi bulunduğu tespit edilmiştir. Öncelikle paşanın İstanbul’da ele geçirilen malları satışa çıkarılarak değerleri üzerinden alacaklı olanlara devredilmiş ancak satıştan elde edilen gelir tüm borçların ödenmesine yetmemiştir. Bu durumda taşradan gelecek muhallefatı ve vergi birimlerini tasarruf ettiği bilinen Alemdar’ın gerek iltizamında olan yerlerdeki gerekse kredi verdiği tahmin edilen kimselerdeki alacaklarını esas alan ödeme planları yapılmış fakat borçların ödenmesi kısa sürede mümkün olmamıştır. Muhallefatın büyük kısmı borç ödemelerine tahsis edildiği için hazine yararına kullanılamamış, sadece Tırnova iltizam gelirinin bir kısmı bazı devlet giderlerine ayrılmıştır.
Alemdar Mustafa Paşa Muhallefat Müsadere Rusçuk Hezargrad Tırnova Ayan Voyvoda Tirsiniklizade İsmail Ağa
Alemdar Mustafa Pahsa, who has been promoted from a post of ayan provincialgovernorship to the rank of Grand Vizier, on the fourth month of his arrival toIstanbul was surrounded by the rebells as part of a yenissary revolt and had to commitsuicide. Upon his death, the Ottoman state decided to confiscate all of his inheritancewhich was believed to have constituted the basis of his political influence and appointedcourt criers empowered to determine the value of his movable and unmovable propertyin İstanbul and Rumelia. His debts and loans, similarly, were also determined andrecorded by the state. Seemingly of a huge debt and loan amount left behind, the debts ofAlemdar were seen to have been usually owed to his period he spent in İstanbul, whilethe better part of his loans he was expected to be paid back were rather associated withhis economic activities and his pre-vizirate period. First of all his property from İstanbulwere put up for sale and the money obtained was transferred to lenders, but the incomefrom the sales did not suffice to pay off his debts. In this case new plans of payment wereset up so as to comprise his effects left behind and his loans to be paid to him by thosewho presumably owed money to him and by the farms taxed by him as he was knownto have been the farmer of some public revenue. But nevertheless, the debts could not bepaid off in a short time. The most part of the effects, except for the tax-farm revenuefrom Tırnovo, which was partially used to meet certain state expenditures, could not beutilized by the treasury for a great part of them was assigned to the payment of the debts.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Kasım 2009 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2009 Sayı: 21 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.