Kurumsal ve mektepli klasik edebiyat araştırmacılığından bugüne kadaradından en çok bahsettiğimiz terim ya da kavramların başında ”mazmun“olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Özellikle divanlar ve tezkirelerde örnekbeyitler ve tanım sayılacak ifadelerden mazmunun terimleşme süreci izlenmeyeçalışıldı. Konu üzerinde çalışan Cumhuriyet dönemi araştırmacılarının yaptığıtanımların ve verdiği örneklerin değerlendirilmesi sonucunda mazmunun bugüniçin hak ettiği adlandırmaya henüz kavuşmamış olduğu görülmüştür. Farklıdönemlerde ve farklı coğrafyalarda, üzerinde uzlaşılmış manifestolar çevresindeşekillenmeyen, nazirelerle uyum sağlayarak yeniyi üretirken eskiye bağlı kalmayaçalışan klasik şair, mana ve mazmun ilişkisinde tutarlı davranmamıştır.Birinin diğerinin yerini karşıladığı durumlara sıklıkla rastlanmakta ise demana, şiirde estetiği ve lirizmi hazırlayan bütün içyapıları kapsayan temel biramaç olarak algılanmıştır. Tüm zamanlarda yolculuk, hep daha güzele yöneldiğiiçin şiir söz konusu olduğunda da lafızla oluşan biçimsel estetiklerin evrimisonucu, simge ya da semboller diline ve daha sonra da daha kesif bir estetik öğeolan imgelerden oluşan soyut bir iç disipline ulaşılmıştır. Klasik edebiyat da sözodağında, daha çok içe dönük, manaya, zihinsel olana, çağrışıma ve imayayönelik imgesel anlatısını oluşturmuştur. Çağdaş edebiyat bilimi estetik araçlarınında yardımı ile klasik dönem şairlerinin ve araştırmacılarının verdikleriörnekler üzerinden mazmunun imge karşılığı işlev gören ve kimi şairler elindeüç boyutlu bir manzaraya dönüşen tablolar olduğu anlatılmaya çalışılmıştır.
From corporate and scholar researches of classical literature that are done in the pasttill today, it wouldn’t be wrong to say that ”mazmun“ comes in the first place to bementioned when any other terms and concepts are considered. Especially from divansand tezkires, mazmun’s process of becoming a term is tried to be followed. Afterevaluating the definitions that are made and the examples that were given by theresearchers of the Republic period who worked on the subject, it appeared thatmetaphor hasn’t reached the correct naming that it deserves. The classical poet didn’tbehave consistently in relation to the meaning and the metaphor. Although the casesthat they replaced each other are often met, the meaning is perceived as the maincause that comprehends the entire internal structure which prepares aesthetics and thelyricism of the poetry. For the journey always heads for the better, the poetry as aresult of the evolution of the formal aesthetics that were made with words firstlyreached the symbolic language and then an internal discipline that consists of theimages which are denser aesthetic elements. Classic literature created an imaginativenarrative which is more introverted, connotative and implicative by focusing on theword. With the help of the instruments of the contemporary literary science and theexamples that are provided by both the poets of the classic period and the researchers,it is tried to be told that metaphor functions as the image, and it is used to turn theirpoems into three dimensional tableaus by some poets.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2012 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2012 Sayı: 27 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.