Ahmet Mithat Efendi’nin yirmi beş kitaptan oluşan Letaif-i Rivâyât 1871-1894 serisinin üçüncü hikâyesi Felsefe-i Zenân başta olmak üzere ikiMeşrutiyet dönemi arasındaki süreçte yazılmış pek çok roman ve hikâyeOsmanlı aile yapısını ve evlilik kurumunu problematik bir mahiyette konuedinir. Tarihî roman kapsamında ele alınabilecek bu eserler arasında A.Mithat’ın Jön Türk 1910 adlı romanı, II. Meşrutiyet öncesi dönemde gelenekselOsmanlı aile yapısına ve ciddi bir değişim sürecine giren evlilik kurumunaışık tutması bakımından oldukça mühim bir tarihî belge özelliğini taşır.Bu çalışma, Türkiye’de romana konu olmuş Batılılaşma sürecindeki toplumsaldeğişmeyi ve kültürel yozlaşmayı sebep ve sonuçlarıyla ortaya koymayıesas almaktadır. Bu temelde Türk kültüründe çok önemli iki temel toplumsalkurumun -aile yapısı ve evlilik kurumu- Tanzimat’tan Cumhuriyet öncesinekadar geçirdiği değişim ve dönüşüm seyri ile bunun feminist eğilimler çerçevesindeözellikle Ahmet Mithat Efendi’nin Jön Türk adlı romanına nasıl yansıdığıaraştırılacaktır. Bunlardan başka, romanın derin yapısında görülen yabancılaşma,geleneğe isyan ve kuşak çatışması ayrıca değinilecek tematik unsurlarıoluşturacaktır. Genç kız ve erkekler arasında evlilik öncesi döneme aitilişkiler gibi dönemin başlıca temel problemleri arasında Türk aile yapısının veevlilik kurumunun nasıl biçimlendirilmeye çalışıldığı; erkek egemenli toplumsalyapıda değişen yeni şartlara paralel olarak kadının feminist yaklaşımı vehürriyet arayışı, araştırmamızın asıl yoğunlaşma alanını oluşturacaktır.
Many novels and stories, which have been written in the process between theperiod of two constitutional monarchies, especially ”Felsefe-i Zenân“, which is thethird story of Ahmet Mithat Efendi’s ”Letaif-i Rivâyât“ 1871-1894 , the bookthat is consist of twenty five stories, deal with the family structure and the institutionof marriage in the Ottomans as a problematic issue. Among these works, ”Jön Türk“by A. Mithat 1910 that can be addressed within the scope of historical novel has aquality of a very important historical document in terms of throwing light on thetraditional family structure and the institution of marriage which has been goingthrough some serious change during the pre-II. Constitional Monarchy period.This study bases to expose the social change and the cultural corruption in theprocess of westernization in Turkey with the aspects casting the type of novel.Basically, how the change and the transformation, the two crucial basic socialinstitutions the family structure and the institution of marriage experienced fromTanzimat to pre-publican era are reflected within the framework of feminist trends,especially in the novel called ”Jön Türk“ by Ahmet Mithat Efendi will beresearched. Apart from these; the estrangement, the rebellion to tradition that are seenin the deep structure of the novel will constitute the other thematic issues to be alsoreferred. Among the main problems of the period, such as the relationships betweenyoung girls and boys before marriage, how Turkish family structure and theinstitution of marriage are tried to be formed, the feminist approach and the quest forfreedom of women in parallel to the changing conditions in male-dominated societywill constitute the basic concentration areas of our research.
Ahmet Mithat Young Turk Jön Türk feminism institution of the family cultural change
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2012 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2012 Sayı: 27 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.