Bir çok kadim milletin kültürlerinde monarşik devlet yönetimi ve hükümranlıklailgili mefhumlar benzerlik göstermektedir. Ancak Hintkültürü ve onun mirasçısı olan Budizm’de hükümranlığa dair başlıca eserlerile Kral Aşoka’nın yazıtları; Türk yazıtları ve Kutadgu Bilig ilekarşılaştırıldığında bu kültürlerde dikkate değer benzerlikler olduğu tespitedilebilmektedir. Bu mefhumlar arasında Hint kültüründe ”dinî öğreti“veya ”kanun“ başta olmak üzere bir çok farklı anlam ifade eden dharma,Türk kültüründe devlet yönetiminin esaslarından en önemlisini teşkil eden”töre“ ile bazı yönlerden örtüşmektedir. Öte yandan iki kültürde millî şuurve devlet yönetiminde dinin rolü açısından önemli farklılıklar mevcuttur.Hükümdarın ortaya çıkışı, toplum içindeki yeri, görev ve nitelikleri, ilahîmenşeli oluşu gibi bazı mefhumlar bir çok benzerlik taşıdığı kadar, önemlifarklılıklar da arz etmektedir. Keza Türklerde, cihan hâkimiyeti mefkûresiolarak ifade edilen yeryüzünü yönetme ideali ile birlikte gelen dünyahükümdarlığı mefhumu, Hint kültüründe ve özellikle Budizm’de”çakravartin“ anlayışı ile pek çok açıdan benzeşmektedir. Hükümranlıklailgili bu mefhumlara ilişkin önemli semboller tekerlek, güneş, ay, arslan olupbahsedilen eserlerde sembollerin kökenine ve anlamına ilişkin benzeraçıklamaların yer alması da oldukça çarpıcıdır.
There are a lot of similarities regarding monarchical state administration andsovereignty among several ancient peoples’ cultures. But the similarities of somerelated concepts and symbols between ancient Turkic and Indian cultures are verystriking when we compare the principal works related to sovereignty in Buddhismand Indian culture, the inscriptions of King Asoka with Turkic inscriptions andKutadgu Bilig. Among them, dharma which means ”religious doctrine“ and ”law“mainly but holds multiple other meanings mach up to some extend with töre, themost important principle of state administration in Turks’ culture. However, thereare important differences in terms of the role of religion within state administrationand national consciousness. The first appearance of the sovereign, his place and roleswithin the society, his personal qualifictions and his divine origin also shows manysimilarities besides serious differences. Finally, world sovereignty concept amongTurks, expressed as ”Turk’s world sovereignty ideal“ resembles the chakravartinconcept in Indian culture and Buddhism. Important symbols regarding sovereigntyrelated concepts are wheel, sun, moon and lion while the explanation of theoriginand meaning of these symbols within the mentioned sources also show strikingsimilarities.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Mayıs 2016 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2016 Sayı: 34 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.