BibTex RIS Kaynak Göster

18. YÜZYILDA HAREM-İ HÜMÂYUN’DAN ÇIRAĞ EDİLEN CARİYELER

Yıl 2011, Sayı: 25, 1 - 34, 29.04.2011

Öz

Bu makale 17. yüzyılın sonu ve 18. yüzyılın farklı dönemlerinde Harem-i Hümâyun’da yaşamış ve daha sonra azat edilerek saraydan çıkmış olan cariyeler üzerine yoğunlaşır. Bu kadınların hayatlarını muhtelif açılardan değerlendirmek suretiyle, saraya intisap etme neticesinde Harem-i Hümâyun’da başlayan ve sonrasında devam eden patronajın uzun vadede hâmi ve himaye edilen için neye tekabül ettiğini ve böylece saraylıların Saray-ı Hümâyun içindeki yerlerini görmeyi amaçlar. Saraydan çırağ edilmenin padişah hanesi ile ilişkileri koparmadığı, saray ile irtibatın ve patronaj ilişkilerinin ölene kadar devam ettiği tespiti üzerine, evlilik, oturulan muhitler, maddi kültür ve hayır işleri gibi patronajın tesir ettiği alanları patronaj ilişkileri bağlamında değerlendirir ve saray mensubiyetinin hayatın muhtelif cephelerini nasıl etkilediğini inceler. Siyasi hane olmanın bir tezâhürü olarak, cariyelere sunulan patronajın, gerek saraylıların gerek hanedan ve sarayın menfaatine işlediği görülür. Saray tarafından himaye edilen kadınlar perspektifinden bakıldığında, harem tecrübesinin harem içindeki pozisyonlarına uygun şekilde hayatlarının bir çok safhasına müspet tesir ettiği bazı yükümlülükler ile birlikte ayrıcalık, itibar ve kimlik kazandırır. Diğer taraftan evlilikleri ile hanedana sadık haneler oluşan, saray kültürünü halka taşıyan ve mimari eser baniliği ile şehir hayatına katkıda bulunan saraylıların, saray dışında hanedanın ve sarayın temsilcisi olarak işlev gördükleri görülür. Bu durum, hanedanın ve sarayın İstanbul’a döndüğü, şehir yaşamının dönüştüğü, siyasi yapıda değişim yaşandığı 18. yüzyıl ortamında önemli görünür. Sonuç olarak bu çalışma, dönemin politik şartları içinde, siyasi dengelerin ve sarayın işleyişinin tam olarak anlaşılabilmesi için sistemin bir parçası olan ve dönemin eliti ile bağlantılı olan saraylı kadınların meseleye dahil edilmesi gerekliliği açığa çıkar.

MANUMITTED FEMALE SLAVES OF THE OTTOMAN IMPERIAL HAREM SARAYÎS IN THE EIGHTEENTH CENTURY

Yıl 2011, Sayı: 25, 1 - 34, 29.04.2011

Öz

This article restores the lives of a large body of manumitted female palace slaves sarayîs , and explores their place at the imperial court through a study of various aspectsof their lives in the eighteenth century. Affiliation to the imperial court opened up accessto patronage networks that had been generated during their period of service in theimperial harem and continued following their transfer from the imperial palaces.Manumission did not loosen the ties with the imperial court, but signaled the beginningof a new kind of relationship based on mutual interest and interdependence.By examining various aspects of sarayî women’s lives, such as marriage, residentialpatterns, material world and philanthropic acts, through the perspective of patronagerelationship, the present article reveals the extent of this enduring patronage relationshipand the implications for both parties. This ongoing affiliation to the imperial court left aconsiderable imprint on the lives of manumitted female palace slaves and provided themwith benefits and advantages in various stages of their lives according to their status inthe harem hierarchy. From another perspective, manumitted female palace slaves securedthe interest of the imperial household even after leaving the imperial palaces. Byestablishing loyal households through marriage, introducing court culture to the urbansociety and contributing to city life through architectural patronage, sarayî women of alllevels functioned as representatives of the imperial court which was important in thesocio-political context of the century.At the final point this study hints that, in the political context of the era, a completeunderstanding of the internal functioning of the imperial court cannot be fully understoodwithout taking into consideration the role of these loyal allies of the imperial householdwho acted as component of the imperial court all through their lives.

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Yazarlar

Betül İpşirli Argıt Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi 29 Nisan 2011
Yayımlandığı Sayı Yıl 2011 Sayı: 25

Kaynak Göster

MLA Argıt, Betül İpşirli. “18. YÜZYILDA HAREM-İ HÜMÂYUN’DAN ÇIRAĞ EDİLEN CARİYELER”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, sy. 25, 2011, ss. 1-34.

Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni



Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.

-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,

-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,

-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,

-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,

-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,

- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,

-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,

-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.


Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.





Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies

Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.

-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,

-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,

-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,

-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,

-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,

-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,

-Use of technology-assisted interpreting tools,

-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.

Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.