Osmanlı Devleti’nde kadınların emeklilik hakkı 1880 yılında uygulamaya konulan yasayla başlamıştır. Erkeklerle aynı anda olmak üzere önce kadın öğretmen ve ebelere getirilen 30 yıl çalışarak yaşlılık aylığı alma hakkı, II. Meşrutiyet’ten sonra yaygınlaştırılmıştır. Art arda yaşanan savaşlar nedeniyle işgücü ihtiyacını karşılamak için memur olarak devlet kadrolarına giren kadınlara yasal hizmet süresini tamamlamaları halinde emeklilik ve emekli maaşı gündeme getirilmiştir. İş yaşamının dışında kalan kadınların sosyal güvenceleri ise, baba ve eşleri yoluyla sağlanmıştır. Dul ve yetimlere, eş ve babalarından kalan aylık bağlanmıştır. Her bireyin birbirinden farklı koşullara sahip olması nedeniyle dul ve yetim maaşlarını standarda oturtmak çok sayıda yasal değişikliğin yapılmasını zorunlu kılmıştır. 1880’den itibaren sayısız tadilata rağmen, eşi ölen ya da boşanan kadınlarla, kız çocuklarının aylıklarının hukukî alt yapısının oturtulması II. Meşrutiyet döneminin sonunda gerçekleşmiştir. Bu yıllarda getirilen standartlar çok az değişiklikle Cumhuriyet döneminde hazırlanan yasaların da temelini oluşturmaktadır.
In the Ottoman State, the pension rights of women began with the law which was put into effect in 1880. The opportunity to get old-age pension by working for 30 years which was first brought to teachers and midwife at the same time as men had been popularized after the Constitutional Period. In order to compensate the need for labour force due to successive wars, the retirement and pension right had been brought up for women who entered the state staff as civil servants if they complete legal service period. The social insurance of the women out of social life was provided through their father and housbands. Widows and orphans were linked to pensions remained from their husbands and fathers. Due to the fact that each individual had different conditions, it was compulsory to make many legal changes to standardize widow and orphan salaries. Despite countless renovations since 1880, the legal infrastructure of the pensions of women who lost their housbands and widowed, and child girls had been settled at the end of the II. The Constitutional period. The standarts that were put in to place in these years roughly created the basis for the social security system that is used today. These standards also creates the basis for the laws prepared in Republic period with little difference.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2019 |
| IZ | https://izlik.org/JA75SN42NE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Sayı: 42 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.