İstanbul sarrafs had a distinctive place among the coterie of sarrafs who are the indispensable actors of Ottoman economic system. Since their activities had a direct effect on monetary and financial system, they had to be kept under control permanently. Therefore, they were grouped under a systematic organization in late XVII. century by giving gedik. The number of them which was twelve initially increased after a while. There were almost no muslim among them who took gedik, but non-muslim Armenians had a great dominance. Sarrafs were maintaining their commercial activities in Grand Bazaar and in the other khans in that region where was the main trade center of İstanbul. In this paper, I will focus on these sarrafs’ organization, relations with the state, ethnical and religious structure and location in the city. Furthermore, I will offer some documents to reader in the supplements of the article supporting my evaluations about the issue. The most important ones among these documents are the lists prepared as a result of 14 interventions made to Sarraf Guild between the years 1691-1835. These sarrafs’ identity, their districts of activity and the numbers of them and many other points become clear through these documents.
Osmanlı iktisadi sisteminin vazgeçilmez aktörlerinden olan sarraflar zümresi içindeİstanbul sarraflarının hususi bir yeri vardı. Faaliyetleri para ve finans sistemini doğrudanetkilediği için kontrol altında tutulmaları gerekiyordu. Bu nedenle XVII. yüzyıl sonlarındagedik verilerek düzenli bir teşkilat altında toplanmışlardı. Başlangıçta on iki olansayıları zaman içinde artış göstermişti. Gedik alan kişiler arasında Müslüman neredeysehiç yokken, gayrimüslim Ermeniler büyük bir ağırlığa sahipti. Sarraflar faaliyetleriniİstanbul'un ana ticaret bölgesi olan Kapalıçarşı ve civarındaki hanlarda sürdürüyorlardı.Bu makalede İstanbul sarraflarının teşkilatı, devletle ilişkileri, etnik ve dini yapıları ileİstanbul içindeki yerleşimleri ele alınacak, konuyla ilgili yapılacak değerlendirmeleridestekleyecek mahiyette bazı belgeler makalenin eklerinde okuyucuların istifadesinesunulacaktır. Bu belgelerin en önemlileri, sarraf teşkilatına 1691-1835 yılları arasındayapılan ve toplam sayısı on dördü bulan müdahaleler sonucunda hazırlanmış listelerdir.Söz konusu listeler sayesinde yaklaşık bir buçuk asırlık devrede İstanbul sarraflarınınkimlikleri, faaliyet bölgeleri, sayıları ve pek çok husus ortaya çıkmaktadır.
Sarraf gediği kaçak sarraf nizam verme Darbhâne-i Âmire Ermeni Kapalıçarşı.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 16 Mayıs 2014 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2014 Sayı: 30 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.