Tuna Nehri, Almanya’nın güneyindeki Karaorman Schwarzwald bölgesinde Brigach ve Breg Nehirlerinin birleşmesiyle meydana gelir ve Kili, Hızırilyas, Sünne ağızlarından Karadeniz’e dökülür. Avrupa’nın Volga Nehri’nden sonra en uzun ikinci akarsuyudur. Nehrin doğduğu Karaorman’dan döküldüğü Karadeniz’e dek takip ettiği güzergâh yukarı, orta ve aşağı olmak üzere üç havzaya ayrılır. Yukarı Tuna Havzası, Karaorman’dan Slovakya’nın başkenti Bratislava’daki Devin Geçidi’ne kadar uzanır. Orta Tuna Havzası, Devin Geçidi’nden Sırbistan ile Romanya sınırını oluşturan Demirkapı bölgesi arasındaki alanı içerisine alır. Aşağı Tuna Havzası da Demirkapı bölgesi ile döküldüğü Karadeniz arasındaki kısmı kapsar. Tuna Nehri, stratejik önemi dolayısıyla tarih boyunca birçok devlet tarafından kontrol edilmek istendi. Osmanlı Devleti’nin nehir ile ilk teması ise XIV. yüzyılın sonlarında gerçekleşti. XVI. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Orta Tuna Havzası’nın büyük bir bölümü ile Aşağı Tuna Havzası’nın tamamında hâkimiyetini tesis eden Osmanlı Devleti, bölgedeki varlığını üç yüz seneden fazla bir müddet sürdürdü. Bu çalışmada, Tuna Nehri ve kıyılarında bulunan yerleşim yerleri hakkındaki bir Risale’nin evvela müellifi, muhtevası ve üslûbuna dair bazı değerlendirmeler yapıldı ve ardından da orijinal metni Latin harflerine aktarıldı. XVIII. yüzyılın sonlarında kaleme alınan bu Risale, Tuna Nehri’nin Belgrad yakınlarındaki Zemun Kalesi önünden, döküldüğü Karadeniz’e değin orta ve aşağı havzasında izlediği güzergâh boyunca derinliği, debisi, üzerindeki adaları gibi fizikî özellikleri ve kıyılarındaki yerleşim yerlerinin durumları ile ilgili malûmât vermektedir.
The Danube River is formed by the confluence of Brigach and Breg Rivers in the Black Forest Schwarzwald region in the south of Germany and pours into the Black Sea from the outlets of Chilia, Saint Gheorghe and Sulina. It is the second longest stream in Europe after the Volga River. The route that the river follows from Karaorman, where it was born, to the Black Sea, where it flows, is divided into three basins: upper, middle and lower. The upper Danube basin stretches from Karaorman to the Devin pass in Bratislava, the capital of Slovakia. The middle Danube basin covers the area between the Devin pass and the Demirkapı region, which forms the border with Serbia and Romania. The lower Danube basin also covers the part between the Demirkapı region and the Black Sea where it is poured. Because of its strategic importance, the Danube River was wanted to be controlled by many states throughout history. The Ottoman Empire's first contact with the river occurred in the late XIVth century. By the middle of the XVIth century, the Ottoman Empire, which established its dominance over most of the middle Danube basin and the entire lower Danube basin, continued its existence in the region for more than three hundred years. In this study, firstly some evaluations were made about the author, content and style of an epistle risale about the Danube River and settlements along its banks and then also the original text was transliterated into Latin characters. This epistle, written in the late XVIIIth century, gives information about the physical characteristics of the Danube River, such as its depth, flow, islands on it, and the status of settlements on its shores, along the route it follows in the middle and lower basin to the Black Sea, where it flows in front of the Zemun Castle near Belgrade.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Sayı: 45 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.