Modern ordunun gereksinimi devletin kötü gidişatına paralel olarak bilhassa XIX. yüzyılda artmış ve bu minvalde asker maddesi 1839 Tanzimat Fermanı’nda işlenmişti. Bu alanda II. Mahmud döneminde mühim reformlar yapılsa da askeri dönüşüm, Abdülmecid ve sonrasında önemli bir mesafe almıştır. 1843 askeri tensikat kanunu ile birlikte çoklu ordu sistemi ihdas edilmiş, imparatorluk toprakları beş parça olarak düşünülmüş ve her bölgeye birer ordu yerleştirilmişti. Hassa, Dersaadet, Rumeli, Anadolu ve Arabistan olarak isimlendirilen bu ordular, merkezileşen devletin en önemli göstergeleri olmuştur. Bu makalede, 1843’teki Osmanlı askeri düzenlemesinin ayrıntıları, orduların oluşum süreçleri, yedek niteliğindeki rediflerin asıl asker hüviyetinde nizamiyeye intibakları meselesi, nüfus sayımı ve kur’a gibi faaliyetlerin hayata geçirilmesi mevzuları incelenmiş, ordu mefhumunun Tanzimat ıslahatlarını uygulamada en önemli enstrüman haline gelmesi vurgulanmıştır. 1869 tensikatının konu dışında bırakıldığı bu çalışmada, orduların nefer temin etme işine odaklanılmış, merkezin aldığı kararların taşradaki akisleri ve bilhassa zorunlu askerliği tahkim etme çabaları ele alınmıştır.
Osmanlı ordusu Askeri tensikat Redif Askere alım Kur’a-i şer’iyye
In paralel with the evil trend of the state, the need of modern army increased and the "soldier" material was processed Imperial Edict Of Gulhane Tanzimat Fermanı in 1839. Although this area underwent important reforms during the Mahmud II period, the military transformation took an important distance during the reign of Abdulmecid and afterwards. With the 1843 military regulation, a multi-army system was created, the Ottoman Empire’s lands were thought of as five parts and an army was placed in each region. These armies which are called as Hassa, Dersaadet, Rumeli, Anadolu and Arabistan are the most important indications of the centralized state. In this article, the details of the Ottoman military regulation in 1843, the process of formation of the armies, the adaptation of the basic positions of the “redifs” in the reserve position, census and “kur’a” have been investigated, and it is emphasized that the “army” concept became the most important instrument in implementing Tanzimat reforms. This work in which the 1869 regulation was excluded focuses on the task of recruiting soldiers of the armies and the decisions taken by the center to deal with the echoes of the provinces and especially the efforts to fortify the compulsory military service.
Ottoman army Military regulation Redif Recruitment Kur’a-i şer’iyye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Sayı: 39 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.