II. Murad döneminde başlayan sultana özel kitap siparişleri, II. Mehmed, II. Bayezid ve I. Süleyman devirlerinde genişleyip çeşitlenerek, III. Murad ve III. Mehmed devirlerinde zirveye ulaşmıştır. Sultanlar kitap siparişi vermek istedikleri zaman, bu isteklerini sadrazam gibi üst düzey bir saray görevlisine bildirmişler ve bu görevli, edebiyatı güçlü ilim irfan sahibi kişi/kişileri sultana iletmiştir. Daha sonraki safhada, bu kişilerin belli bir takım süreçlerden geçtiği ve sonra kendilerine kitap hazırlama işinin verildiği görülmektedir. Sipariş edilen bu kitapların başında, Osman Oğullarının tarihi ve sultanların zaferlerini konu edinen kitaplar gelir. Bunun yanında dînî ilimler ve daha başka konular gelmektedir. Kitabın üretiminin projenin hacmine göre bazen uzun sürdüğü, büyük projelerin ise genellikle bir ekip tarafından üretildiği görülmektedir. Ciltler tamamlandıkça sultana takdim edilmiştir. Yazarından mürekkep yapıcısına kadar bu ekipte görevli olanların her biri, bulundukları mevkie göre ödüllendirilmiştir. Kitapların hazırlığı tamamlandıktan sonra mutlaka sultanın kendisine takdim edilmiştir. Buna mukabil, sultanın eserin yazarına bir veya birkaç hil’at hediye ettiği, bunun yanında tımar ve zeâmet gibi gelir getiren topraklarla beraber, mutlaka akçe veya sikke cinsinden nakit vererek ödüllendirdiği de bilinmektedir. Dolayısıyla, Osmanlı Sarayı’nda bir kitabın hazırlanması ister telif projesi olsun, ister tercüme projesi olsun uzun ve karışık bir yolculuk olmuştur. Sultanların cömert sanat hâmilikleri, Osmanlı Devleti’nin XV. ve XVI. yüzyılda, diğer alanlarda olduğu gibi, sanatlı ve resimli kitap üretiminde de kendi ince zevkini göstermesini ve devletin üslubunun oluşmasını sağlamıştır.
Specific book ordering for the sultan himself started during the reign of Murad II, developed and diversified with Mehmed II, Bayezid and Suleyman I and finally reached the peak during the reign of Murad III and Mehmed III. Sultans instructed some high ranked state officials such as the Grand Vizier to order a book and they searched for the sultan literary personalities with a unique style and language. In further stages, it has been understood that these individuals were given the sole right of book writing. Among the books ordered by Sultans were the ones focusing on the history of dynasty of the Ottoman Sultans and their military achievements, as well as religious matters and others. Writing a book was taking longer time depending on the volume and big book projects were carried out by a group of writers. The language of these books was Persian due to the fact that it was accepted to be a literary style. At the final stage, the book was ready to be presented to the Sultan. Everyone in the book writing team was awarded according to their position and contribution to the writing from the main author to the ink maker. The Sultan was known to dignify the author and few others who took a serious role in the team by presenting some honorific garments, called hil’at, timar and zeamet land with a tax revenue. Moreover, a book in the Ottoman court, whether an original work or a translation was a long journey. Sultans and their patronage in the arts showed itself in producing books with aesthetic concerns.
Ottoman court sultan manuscript miniature painting art patronage art
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Sayı: 45 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.