Romanlar bir cemiyetin değişimlerini, sosyal tarihini takip edebilmek için mühim metinlerdir. Türk modernleşme tarihini de romanlar üzerinden değerlendirmek mümkündür. II. Abdülhamid devrinde doğup Cumhuriyet’in ilk 70 yılına şahitlik eden, Osmanlı’nın ilmiye, seyfiye ve kalemiye sınıfından mühim kimselerle bağları olan Sâmiha Ayverdi’nin romanları tüm bu mirasın izlerini taşıması sebebiyle çok önemli metinlerdir. Bu makalede, fikrî eserlerinde olduğu gibi romanlarında da Türk Batılılaşmasını tenkit eden yazarın, bu eserlerinin tarihsel bağlamı, ortaya konuldukları devrin şartları ve okuyucu da dikkate alarak, kurguladığı “dindar kadın” imajı ortaya konulacaktır. Bu bağlamda, yazarın biyografisiyle, romanların ortaya konulduğu zaman dilimi ve romanlardaki kadın kahramanlar arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı, varsa bu ilişkinin nasıl tanımlanacağı irdelenecektir. Bu noktada yazarın, şehirli, saygın ailelere mensup, eğitimli, materyalizme karşı maneviyatı savunan kahramanları, romanlarının ana kadın karakterleridir. Buna mukabil, bazen İstanbullu bazen taşralı, ahlâkî zaafları olan, dış güzelliklerine önem veren, maddî zevkler peşinde koşan, geleneğin tenkitçisi, Batı’nın kültür ve düşünce dünyasının cahili iken bir Batılı gibi yaşamayı tercih eden kadın karakterleri de vardır. Çizilen bu iki zıt kadın tipi aracılığıyla yazar, İstanbul’da Osmanlı tecrübesinden süzülen İslâm’ın temsilcisi “yeni dindar kadın” tasavvurunu nereye oturttuğunu göstermektedir.
Sâmiha Ayverdi dindar kadın Türk Batılılaşması Osmanlı İslâm’ı Roman
Novels are significant texts to follow the changes of a society and its social history. Likewise, it is possible to interpret the history of Turkish modernization by means of novels. The novels of Sâmiha Ayverdi, who was born in the period of Abdülhamid II, witnessed the first seventy years of the Republic and had close relations with scholars, bureaucracy and administrators, are of great significance in terms of bearing the traces of this heritage. In this article, we will present the image of “pious woman” depicted by our writer, who criticizes Turkish Westernization process both in her novels and other works, by taking the historical context and the conditions of the age into consideration. In this context, it will be discussed if there is a relationship between the biography of the writer, women heroines in her novels and the age in which these novels were written or not and if there is any, how this relation can be defined. Women characters in the novels of our writer are educated townswomen who belong to prestigious families and defend spirituality against materialism. However, she also has woman characters, some are Istanbulite, some are from the periphery, who have ethical weaknesses, give importance to the outer appearance, chase after material pleasures, criticize tradition, have no idea about the cultural and intellectual atmosphere of the West while living like a Westerner. By means of these two opposing women prototypes, the writer demonstrates where she puts the image of “new pious woman”, who is the representative of Islam that is inherited from the Ottoman experience.
Sâmiha Ayverdi pious woman Turkish Westernization Ottoman Islam Novel
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Sayı: 39 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.