Klasik Türk şiiri, geleneğin belirlediği kurallar çerçevesinde dikey yönde gelişen bir edebiyattır. Geleneğin belirlediği hususlar ve genel kavramlar, yüzey yapıyı oluşturur. Yüzeysel bir bakışla, bu yapıda sürekli tekrar eden imgeler, aynılıklar görülür. Farklılıklar ise derin yapıda yer alır. Klasik Türk şairlerinin özgünlüğü, bu düzeye inmekle, daha derinlemesine bakışla anlaşılabilir.Aşk anlayışı itibariyle, bu şiir geleneğinde sevgiliden gelen her şey kıymetlidir. O, âşığa karşı her daim kayıtsızdır. Bunlar, geleneğin belirlediği düşünce ve tavırlardır. Şairler, bu konuları işlerken, farklı kelime ve kavramlarla kurdukları ilişkiler yoluyla özgünlüğü yakalar. Bu anlamda, şairlerin kullandıkları kavramlardan biri de, “mihmân”dır. Sevgilinin hayali; ondan gelen tîr, peykân; aşk, bela, gam, keder, hicran gibi unsurlar misafir olarak kabul edilir. Âşığın gözü, gönlü, canı, sinesi buna bağlı misafirhane tahayyül edilir. Göz ve gönül hanesi gözyaşı suyuyla yıkanır, gül suyuyla hoş kokulu hale getirilir, ah mumuyla süslenir. Misafirlere, başta can kuzusu olmak üzere, gözyaşı suyu, gözyaşı şarabı, ciğer kebabı ikram edilir. Misafir geleceği zaman kapıda karşılanır, yer gösterilir, başköşeye oturtulur, giderken kapıya kadar uğurlanır.Türk misafirperverliğinin; karşılama, ağırlama, uğurlama, adap, misafirlik süresi gibi hemen tüm adet ve geleneklerini şiirlerine konu edinen şairler, şiirlerini özgün kılmak ve estetik hale getirmek için bu kavramı kullanmışladır. Çalışmada, şairlerin mihman kavramı ve etrafında oluşan kültür malzemesinden ne derece ve nasıl istifade ettikleri ortaya konulmuştur. Ayrıca bu kavram çerçevesinde, klasik Türk şiirinin dikey gelişimine işaret edilmiştir.
Mihman Türk misafirperverliği gelenek gazel Klasik Türk şiiri
Classical Turkish poetry is a literature that develops vertically within the framework of the rules determined by the tradition. The issues determined by tradition and general concepts constitute the surface structure. With a superficial look, in this poetry tradition, constantly repeating images and similarities are seen. Differences take place in the deep structure. The originality of classical Turkish poets can be understood by descending to this level, with a more in-depth look. In terms of understanding of love, everything that comes from the beloved is valuable in this poetry tradition. Lover is always indifferent to the lover. These are the thoughts and attitudes determined by tradition. Poets attain originality with the relationships they establish with different words and concepts while dealing with these subjects. In this sense, one of the concepts used by poets is the guest. Dream of the lover; arrow, arrowhead from the lover; Elements such as love, trouble, sorrow, grief, and satire are considered guests. The eye, heart, soul and heart of the lover is imagined as a guest house. The guesthouse of the eyes and hearts is washed with tear water, made fragrant with rose water, decorated with ah candle. The guests are offered tear water, tear wine, kebab of heart, especially the lamb of spirit. When guests arrive, they are greeted at the door, the place is shown, they are seated in the main corner, and they are bid farewell to the door when they leave. Turkish hospitality understanding; poets, who have taken almost all of their customs and traditions such as welcoming, hosting, farewell, customs, and visiting time as the subject of their poems, used this concept to make their poems original and aesthetic. In the study, it has been revealed to what extent and how the poets benefit from the concept of guest and the cultural material formed around it. In addition, within the framework of this concept, the vertical development of classical Turkish poetry has been pointed out.
Guest Turkish hospitality tradition ghazal Classical Turkish poetry
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Sayı: 46 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.