Manihaizm’de tövbe etme ve günah çıkarma son derece önemlidir. Eski Uygurca Manihaist metinler arasında, en bütünlüklü ve fazla nüshası olan eserin Huastuanift adındaki bir tövbe duası olması da bu durumun dikkat çekici emarelerinden biridir. Yaklaşık otuz farklı nüshası olan Huastuanift kendi içinde on beş bölüme ayrılır. Her bölüm başında, ilgili bölüm numarası açıkça söylendiği için eserin çok küçük bir fragmanı dahi bulunsa bu numerik değerler sayesinde parçanın yeri tespit edilebilir. Bununla birlikte, yazma üzerine yapılmış ilk yayımlardan itibaren, araştırmacılar, her bir bölümü de kendi içinde A-B-C şeklinde alt kısımlara ayırmaktadır. Ancak alt bölümler metinde ayrıca belirtilmediği için henüz bu konu üzerinde bir görüş birliğine varılamamıştır. Eserin her bir bölümünde öncelikle işlenmesi mümkün günahlar sıralanır; ardından, bu potansiyel günahlardan tövbe edilir. Dua genel olarak henüz işlenmemiş günahları sıraladığı için Eski Uygurca metinler arasında en çok şart cümlesi örneğinin bulunduğu eser olma özelliğini de taşır. Bunların dışında, eserde anlatıcının 1. çoğul kişi olması sebebiyle, Manihaist Eski Uygurların tövbe duasını büyük olasılıkla topluca icra ettikleri çıkarımını yapmak mümkündür. Diğer yandan, duanın Soğdca nüshalarında anlatıcı bakışı 1. tekil veya 1. çoğul kişi olarak değişebilmektedir. Biçim bakımından daha eski dönemlerde yazıldığını düşündüğümüz kodeks formatındaki Soğdca nüshalarda tövbe genellikle bireye özel bir ibadet iken sonraki dönemlerde kaleme alındığı öngörülen kitap tomarı içindeki dualarda toplu olarak tövbe edildiği görülmektedir. Bu da muhtemelen bölgedeki Manihaist topluluğun zaman içerisinde ibadetleri birlikte yapmayı tercih ettiklerine işaret etmektedir. Bu çalışmada ise tövbe duasının Soğdca ve Eski Uygurca nüshaları arasındaki anlatıcı farklılıkları üzerinde durularak Turfan Manihaistlerinin ibadet usulleri Eski Uygurca ve Soğdca metinler üzerinden karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır.
Eski Uygurca Soğdca Manihaizm Huastuanift Tövbe duası Turfan Yazmaları
Repentance and confession are very important in Manichaeism. Among the Old Uyghur Manichaean texts, the most complete text with many copies is the confession book Huastuanift, is a clear sign of this importance. Huastuanift, which has about thirty different copies, is divided into fifteen chapters in itself. Since the relevant chapter number is stated at the beginning, even if there is a small fragment of the work, the location of the piece can be determined. Moreover, since the first publications of the text, the researchers have divided each section into subsections as A-B-C according to the content flow. However, since these subsections are not mentioned in the text, no consensus has been reached on this subject yet. In each part of the work, the sins that can be committed are given; then, these potential sins are repented of. Since the text generally lists the sins that have not been committed yet, it is the work that contains the most conditional sentence examples among the Old Uyghur texts. In addition, the copies found so far, shows that the Uyghur version of the text is constantly told from the 1st person plural point of view. On the other hand, in the Sogdian versions of the prayer, the narrator's point of view can change as 1st person singular or 1st person plural. In the Sogdian copies of the codex format, repentance is generally a private worship for the individual, while it changes as 1st person plural point of view in the book scrolls, which were probably written in the later periods. This might indicate that the Manichaean community in the region preferred to perform their prayers together over time. In this study, the variety of narrator's point of views between the Sogdian and Old Uyghur versions are discussed comparatively over example sentences from the Old Uyghur and Sogdian texts.
Old Uyghur Sogdian Manichaeism Huastuanift Confession Book Manuscripts of Turfan
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2021 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Sayı: 46 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.