Dünya tarihinin geneli için 17. yüzyıl, geleneksel asker alma yöntemlerinin sınırlarının zorlandığı bir dönem olarak değerlendirilir. Savaşların zamana yayılmasıyla özdeşleşen bu yüzyıl, mevcut asker temin usullerinin revize edilmesi ve yeni asker temin yollarının denendiği bir dönemdi. Osmanlı için de bu yüzyılda devşirme ve timar sisteminde yaşanan aksaklıklar, asker temininde sınırların zorlandığının işaretleriydi. Yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı ordusunda yeni asker temin usulleriyle sahaya sürülen gruplar ortaya çıktı. Bunlardan biri de isim olarak daha klasik dönemden itibaren bildiğimiz fakat mahiyet itibariyle oldukça farklılık arz eden kapıkulu süvarileri serdengeçtileriydi.
Bu çalışma, 18. yüzyılda Osmanlı ordu terkibi içinde karşımıza çıkan kapıkulu süvarileri serdengeçtileriyle ilgilidir. 16. yüzyılın sonlarından itibaren örneklerini gördüğümüz kapıkulu süvari serdengeçtiliğinin, belli standartlara sahip bir asker temin yöntemine dönüşmesi incelenecektir. Çalışmamızın giriş kısmında asker teminiyle ilgili genel bir değerlendirme yapılıp makalenin sınırları tayin edilecektir. Birinci kısımda 16. yüzyılın sonlarında cephenin kendi dinamiklerinden ortaya çıkan serdengeçti kavramı üzerinde durulacaktır. İkinci kısımda ise 18. yüzyılda artık olağanüstü durumlarda başvurulsa da belli standartları olan bir asker temin pratiğine dönüşen kapıkulu süvari serdengeçtiliği çeşitli yönleriyle ele alınacaktır. Bu manada bu asker yazma pratiğine hangi sıklıkla başvurulduğu, hedef kitlenin kimler olduğu, adaylardan beklentinin ne olduğu ve bunlara ne vadedildiği, beklenti ve vaatleri yansıtan bürokratik işlemler hakkında bilgi verilecektir. Çalışma, konunun genişliğinden dolayı merkezin kapıkulu süvari serdengeçti yazım kararı almasından yazım işlemi için görevlendirme yapmasına kadarki süreçle sınırlandırılmıştır.
Asker Temini Gönüllü Askerlik Kapıkulu Süvari Serdengeçtiliği Osmanlı Askerî Tarihi Serdengeçti
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
The seventeenth century marks a turning point in which traditional methods of military recruitment increasingly pushed the limits. This century characterized by protracted wars, witnessed the revision of existing recruitment systems and the experimentation with new methods. The deterioration of the devşirme system and the timar system showed that the Ottoman Empire was also pushing the limits of military recruitment. From the late seventeenth century onward, new military groups began to emerge in the Ottoman army, deployed through revised recruitment methods. One of these groups was the serdengeçtis of Kapıkulu cavalry, whose name dated back to the classical period but whose role and composition had undergone significant transformation
This study focuses on the serdengeçti cavalrymen within the kapıkulu corps, a formation that emerged within the structure of the Ottoman army during the 18th century. It examines kapıkulu cavalry serdengeçti first seen in the late sixteenth century and gradually evolved into a relatively standardized form of military recruitment over time. The introduction provides a general overview of Ottoman military recruitment practices and outlines the article’s scope and analytical framework. The first section explores the emergence of the serdengeçti phenomenon in the late sixteenth century shaped primarily by the dynamics of frontier warfare. The second section examines the transformation of kapıkulu cavalry serdengeçti which was primarily employed under exceptional circumstances by the eighteenth century but had nonetheless evolved into a recruitment method characterized by a certain degree of standardization. In this regard, the study will examine how frequently this method of enlistment was employed, the profile of the intended recruits, the expectations from the candidates, the promises for them and the bureaucratic mechanisms that reflected these mutual expectations. Due to the broad scope of the subject, this study is limited to the period between the central administration’s decision to enlist Kapıkulu cavalry serdengeçtis and the assignment of officials to carry out the enlistment process.
Military Recruitment Voluntary Enlistment Kapıkulu Cavalry Serdengeçti Ottoman Military History Serdengeçti
It is declared that scientific and ethical principles were followed during the preparation of this study and all studies utilized were mentioned in the references.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeniçağ Askeri Tarih |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Kasım 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |
Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni
Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.
-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,
-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,
-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,
-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,
-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,
- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,
-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,
-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.
Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.
Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies
Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.
-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,
-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,
-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,
-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,
-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,
-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,
-Use of technology-assisted interpreting tools,
-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.
Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.