Sömürgeci Bakışın Ötesinde: 19. Yüzyıl Osmanlı Arap Vilayetlerinde Oryantalizm, Sömürgecilik ve Emperyalizmin Eleştirel Bir Değerlendirmesi
Öz
Batı dışı dünyanın Batılı güçler tarafından sömürülmesi; siyasi, ekonomik ve en kritik olanı epistemik (bilgiye dayalı) bir bağımlılık inşa eden çok boyutlu bir süreçti. Batı, "uygarlaştırma misyonu" ve oryantalist söylem aracılığıyla, "Öteki"ni doğası gereği geri kalmış olarak kurgulayarak sömürgeci düzenini meşrulaştırmıştır. Post-kolonyal çalışmalar, 1970'lerden bu yana tarihsel sosyolojiden antropolojiye kadar pek çok disiplini etkileyerek bu güç dinamiklerini eleştirmek için güçlü çerçeveler sunmuş olsa da, bu teorilerin 19. yüzyıl Osmanlı Orta Doğu’suna uygulanması hassas bir ayrım (nüans) gerektirmektedir. Bu makale, 19. yüzyıl Osmanlı modernleşme ve merkezileşme uygulamalarının "Osmanlı Sömürgeciliği" veya "Osmanlı Oryantalizmi" olarak doğru bir şekilde kategorize edilip edilemeyeceğini değerlendirmektedir. Thomas Kühn ve Ussama Makdisi’nin eleştirel perspektiflerini analiz eden çalışma; Osmanlı idari söylemlerini, yalnızca yüzeysel benzerliklere dayanarak Batılı sömürge paradigmalarıyla bir tutmaya karşı çıkar. Batı emperyalizminin özünde bulunan katı, etnik merkezli ve yasal "sabitliğin" aksine; Osmanlıdaki "medeni-bedevi" dikotomisi modern öncesi geleneksel kategorilerden beslenmektedir. Araştırma, Osmanlı elitlerinin bu mevcut ayrımları, sömürgeci hegemonyanın karakteristik özelliği olan mutlak bir ayrıştırmayı dayatmak için değil, merkezileşme politikalarını kolaylaştırmak için kullandığı sonucuna varmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kolonyalizm, Emperyalizm, Oryantalizm, Osmanlı Oryantalizmi, Osmanlı Kolonyalizmi
Beyond the Colonial Lens: A Critical Assessment of Orientalism, Colonialism and Imperialism in the 19th-Century Ottoman Arab Provinces
Öz
The exploitation of the non-western world by western powers was a multidimensional process that established political, economic, and, crucially, epistemic dependence. Through the ‘civilizing mission’ and Orientalist discourse, the West legitimized its colonial order by framing the ‘other’ as inherently backward. While post-colonial studies have provided robust frameworks to critique these power dynamics since the 1970s—influencing disciplines from historical sociology to anthropology—their application to the 19th-century Ottoman Middle East (especially Ottoman Arab provinces) requires careful nuance. This article evaluates whether 19th-century Ottoman modernization and centralization can be accurately categorized as ‘Ottoman Colonialism’ or ‘Ottoman Orientalism’. Analyzing the critical perspectives of Thomas Kühn and Ussama Makdisi, the study advises against conflating Ottoman administrative discourses with western colonial paradigms based solely on superficial similarities. Unlike the rigid, ethno-centric, and legal 'fixity’ inherent in western imperialism, the Ottoman ‘civilized-bedouin’ (medeni-bedevi) dichotomy stems from pre-modern traditional categories. Ottoman ruling elites deployed an identical discursive framework in their efforts to implement the sedentariness of Turkish and Kurdish tribes throughout Anatolia. The research concludes that Ottoman elites utilized these existing distinctions to facilitate centralization rather than to impose the absolute segregation characteristic of colonial hegemony.
Anahtar Kelimeler
Colonialism, Imperyalism, Orientalism, Ottoman Colonialism, Ottoman Orientalism, Self-Orientalism