Bicentennial Man critically explores the boundaries between artificial intelligence and humanity from ethical, legal, and philosophical perspectives. Based on Isaac Asimov’s short story, the film follows the 200-year journey of Andrew, an android experiencing individuation and humanization. This study examines Andrew’s engagement with virtue, art, love, and justice, discussing the impact of artificial intelligence on human identity. It addresses the ethical and societal dimensions of AI-human interaction and opens new debates on human-robot relations through the film’s portrayal of technology. Andrew’s experiences serve as a lens to analyze the social acceptance of AI, its ethical responsibilities, and legal status, questioning the impact of technological advancements on human nature. The film was selected through purposive sampling by three experts in the field and analyzed using thematic analysis. Seven key themes were identified: Worker Robots, Machine Learning and Andrew, Andrew and Virtue, Andrew and the Process of Humanization, Andrew and Art, Andrew and Love, and Andrew and Justice. Ultimately, the film demonstrates that becoming human is not merely a biological process but a dynamic transformation shaped by social acceptance and ethical values. It contributes to AI and identity debates, raising crucial questions about the future of human-machine relations.
Artificial intelligence Communication and identity Artificial intelligence and identity Human-machine relationship Film review
Bicentennial Man filmi, yapay zekâ ve insanlık arasındaki sınırları etik, hukuki ve felsefi açılardan sorgulayan önemli bir anlatı sunmaktadır. Film, Isaac Asimov’un eserinden uyarlanarak, bireyselleşme ve insanlaşma sürecini deneyimleyen bir android olan Andrew’un 200 yıllık yolculuğunu konu almaktadır. Çalışma, Andrew’un erdem, sanat, aşk ve adalet kavramlarıyla ilişkisini ele alarak, yapay zekânın insan kimliği üzerindeki etkilerini tartışmaktadır. Andrew’un bireyselleşme süreci, yapay zekâ ve insan kimliği arasındaki etkileşimi etik ve toplumsal boyutlarıyla ele alırken, filmde sunulan teknoloji algısı üzerinden insan-robot ilişkilerine dair yeni tartışmalar açılmaktadır. Yapay zekâ ve robotların toplumsal kabulleri, etik sorumlulukları ve hukuki statüleri, Andrew’un deneyimleri üzerinden değerlendirilerek, teknolojik gelişmelerin insan doğası üzerindeki etkileri irdelenmektedir. Film, üç alan uzmanı tarafından amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş ve tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma kapsamında filmin anlatısında öne çıkan yedi ana tema "İşçi Robotlar", "Makine Öğrenmesi ve Andrew", "Andrew ve Erdem", "Andrew ve İnsanlaşma Süreci", "Andrew ve Sanat", "Andrew ve Aşk" ve "Andrew ve Adalet" olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak film, insanlaşmanın yalnızca biyolojik bir süreç değil, toplumsal kabul ve etik değerlerle şekillenen dinamik bir dönüşüm olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, yapay zekâ ve kimlik tartışmalarına katkı sağlayarak, gelecekteki insan-makine ilişkilerine dair önemli sorular ortaya koymaktadır.
Yapay zeka İletişim ve kimlik Yapay zekâ ve kimlik İnsan-makine ilişkisi Film incelemesi.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Haziran 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 3 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)
