Bu çalışma, Piranesi’nin Carceri d’Invenzione serisinin 1761 tarihli ikinci edisyonunda belirginleşen irrasyonel mekân kurgularını, klasik mimari temsil rejimlerinden bilinçli sapmalar olarak ele almaktadır. Piranesi’nin yapısal tutarsızlıklar, perspektif bozulmaları ve ikonografik yoğunluklar aracılığıyla geliştirdiği görsel stratejiler, yalnızca estetik bir tercihin ötesinde, temsil krizine dair kuramsal bir sorgulama niteliği taşımaktadır. Çalışma, Crary’nin görme rejimleri kuramı ile Jean Baudrillard’ın simülasyon ve hipergerçeklik teorilerini kuramsal çerçeve olarak benimsemekte; Carceri gravürlerini modern gözlem rejimlerinin tarihsel bir öncülü ve görsel gerçekliğin çözülüşüne işaret eden bir simülasyon alanı olarak yorumlamaktadır. Nitel bir yöntemle yapılandırılan analiz sürecinde betimleyici-yorumlayıcı sanat analizi, ikonolojik çözümleme ve kuramsal kavramsallaştırma yöntemleri bir arada kullanılmış, ikinci edisyondan seçilen altı gravür üzerinden çok katmanlı bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda çalışma, yalnızca mimarlık ve temsil kuramlarına değil, aynı zamanda baskıresim tarihine de eleştirel bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Carceri serisi, baskıresmin yalnızca çoğaltıcı bir teknik değil, aynı zamanda görsel düşüncenin ve temsile dair felsefi sorgulamaların taşıyıcısı olabileceğini göstermektedir. Piranesi’nin ikinci edisyondaki müdahaleleri, baskı kalıbının tekrarlanabilirliğine karşı geliştirilen eleştirel bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Böylece Carceri, baskıresim pratiğini düşünsel ve kavramsal bir üretim alanı olarak yeniden tanımlayan öncü bir örnek olarak konumlandırılmaktadır.
This study examines the irrational spatial constructions that become prominent in the second edition of Piranesi’s Carceri d’Invenzione series as deliberate deviations from classical architectural representation regimes. The visual strategies Piranesi develops through structural inconsistencies, perspectival distortions, and iconographic density go beyond mere aesthetic choices; they constitute a theoretical inquiry into the crisis of representation. The study adopts Crary’s theory of vision regimes and Baudrillard’s theories of simulation and hyperreality as its theoretical framework, interpreting the Carceri engravings as both a historical precursor to modern regimes of vision and a simulated domain that signals the dissolution of visual reality. Structured through a qualitative methodology, the analysis combines descriptive-interpretive art analysis, iconological interpretation, and theoretical conceptualization, offering a multi-layered reading of six selected engravings from the second edition. In this context, the study aims to contribute critically not only to architectural and representation theory but also to the history of printmaking. The Carceri series demonstrates that printmaking is not merely a reproductive technique but also a vehicle for visual thought and philosophical reflection on representation. Piranesi’s interventions in the second edition are evaluated as a critical strategy that challenges the reproducibility of the printing matrix itself. Thus, Carceri is positioned as a pioneering example that redefines printmaking practice as a domain of conceptual and intellectual production.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Baskı Resim |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 1 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)
