Göç, yüzyıllardır bir yer değiştirme hareketi olmanın ötesinde sosyo-kültürel ve politik boyutları olan çok kapsamlı bir süreçtir. Bu çalışma, Emanuele Crialese’nin Terraferma (2011) filmini göçün estetik ve politik temsilleri bağlamında nitel durum çalışması olarak ele almaktadır. İtalya’nın Linosa Adası’nda turizmle geçimini sağlayan ada halkı ile Afrika’dan deniz yoluyla gelen göçmenlerin karşılaşmalarına odaklanan film yardım etmenin etik zorunluluğu ile devletin güvenlik rejimi arasındaki gerilimi yansıtmaktadır. Araştırma sinematik dildeki çeşitli kavramlar etrafında Agamben’in “istisna hâli” ve Derrida’nın “koşullu/koşulsuz konukseverlik” gibi tanımları anlatı düzeyindeki karşılıklarıyla birlikte tartışmaktadır. Sinematografik olarak düşük-yüksek açı, yakın plan, ritim ve ışık v.b. karşıtlıkların “yardımın kriminalizasyonu”nu nasıl kadrajladığı gibi detaylar çalışmada ön plana çıkmaktadır. Marks’ın “dokunsal epistemoloji”siyle ses-görüntü dokusunun bedensel hafıza etkisi ve Bhabha’nın “Üçüncü Mekân”ındaki duygusal kırılmalarla müzakere süreçlerinin Terraferma’daki yansımaları sinematik düzeyde filmi diğer göç filmlerinden ayırmaktadır. Filmin mağduriyet merkezli tek boyutlu temsiliyetin ötesine geçerek turistik misafirperverlik söylemiyle güvenlik söylemini aynı kadrajda çarpıştırdığı görülmektedir. Çalışma bu minvalde göç sinemasına kuramsal bir katkı sunmaya çalışarak yardımın kriminalizasyonu etrafında aidiyet ve özneleşme sorunsalını estetik bir form olan sinema sanatı üzerinden yeniden ele almaktadır.
Göç sineması Terraferma İstisna hâli Koşullu konukseverlik Dokunsal epistemoloji.
Migration, beyond being a centuries-old act of displacement, is a comprehensive process with sociocultural and political dimensions. This study examines Emanuele Crialese's film Terraferma (2011) as a qualitative case study in the context of aesthetic and political representations of migration. Focusing on the encounters between islanders who make their living from tourism on the Italian island of Linosa and migrants arriving by sea from Africa, the film reflects the tension between the ethical imperative of aid and the state's security regime. The research explores various concepts in cinematic language, such as Agamben's "state of exception" and Derrida's "conditional/unconditional hospitality," along with their narrative counterparts. Cinematographic details such as how contrasts such as low and high angles, close-up, rhythm, and lighting frame the "criminalization of aid" are highlighted in the study. The reflections of Marx's "tactile epistemology" and the bodily memory effect of the sound-image texture, as well as the emotional ruptures and negotiation processes in Bhabha's "Third Space," in Terraferma distinguish the film from other migration films on a cinematic level. The film transcends a one-dimensional representation centered on victimhood, colliding within the same framework the discourse of touristic hospitality with the discourse of security. In this vein, the study attempts to offer a theoretical contribution to migration cinema, revisiting the problematic of belonging and subjectification surrounding the criminalization of aid through the aesthetic form of cinema.
Cinema of migration Terraferma State of exception Conditional hospitality Haptic epistemology.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Film Eleştirisi, Sinema ve Estetik |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 1 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)
