This article critically examines the transformation of conflict narratives in Israeli cinema, with a particular focus on “Waltz with Bashir” as a paradigmatic case study. Drawing on theoretical frameworks from Althusser, Gramsci, and Hall, the research explores how Israeli cinema functions both as a mirror and a mold of collective memory, national identity, and political discourse in the context of the Arab-Israeli conflict. Employing a qualitative, interpretive methodology, the study analyzes narrative structure, visual style, and ideological subtext to reveal the mechanisms through which filmic texts shape, legitimize, or destabilize dominant representations. The findings highlight the complex interplay of ideology, hegemony, and propaganda, demonstrating how the film negotiates consensus and dissent, complicates binary oppositions, and foregrounds the ethical stakes of historical representation. While the film is lauded for its formal innovation and self-reflexivity, the research also critiques its limitations, particularly the marginalization of Arab subjectivity. The article underscores the need for continued critical engagement with cinematic representation, advocating for greater inclusivity and reflexivity in future scholarship.
Israeli Cinema Ideology Hegemony Propaganda Collective Memory.
Bu makale, İsrail sinemasında çatışma anlatılarının dönüşümünü eleştirel bir bakış açısıyla incelemekte ve özellikle “Waltz with Bashir” filmini örnek olay olarak öne çıkarmaktadır. Althusser, Gramsci ve Hall’un kuramsal çerçevelerinden yararlanan araştırma, İsrail sinemasının Arap-İsrail çatışması bağlamında kolektif hafıza, ulusal kimlik ve politik söylemin hem bir yansıması hem de şekillendiricisi olarak nasıl işlev gördüğünü araştırmaktadır. Nitel, yoruma dayalı bir metodolojiyle yürütülen çalışma; anlatı yapısı, görsel stil ve ideolojik alt metni analiz ederek, film metinlerinin baskın temsilleri nasıl şekillendirdiğini, meşrulaştırdığını veya istikrarsızlaştırdığını ortaya koyan mekanizmaları açığa çıkarmaktadır. Bulgular, ideoloji, hegemonya ve propaganda arasındaki karmaşık etkileşimi vurgulamakta; filmin uzlaşı ve muhalefeti nasıl müzakere ettiğini, ikili karşıtlıkları nasıl karmaşıklaştırdığını ve tarihsel temsilin etik boyutlarını nasıl öne çıkardığını göstermektedir. Film, biçimsel yenilikçiliği ve öz-düşünümselliğiyle övgü alırken, araştırma aynı zamanda özellikle Arap öznelliğinin dışlanması gibi sınırlılıklarını da eleştirmektedir. Makale, sinematik temsile yönelik eleştirel angajmanın sürdürülmesi gerekliliğinin altını çizmekte; gelecekteki akademik çalışmalarda daha kapsayıcı ve öz-düşünümsel yaklaşımlar benimsenmesini savunmaktadır.
İsrail Sineması Ideoloji Hegemonya Propaganda Kolektif Hafıza.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 27 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.7456/tojdac.1857153 |
| IZ | https://izlik.org/JA29LK37PF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 2 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)
