This study examines the social network fatigue literature using bibliometric analysis from 1983–2025, framed by antecedent approaches such as information overload, media fatigue, and technostress. Data on 832 documents, 3,967 authors, and 590 sources from the Web of Science (WoS) database were analyzed using R Studio. Findings reveal an average annual growth rate of 12.03%, with a marked intensification in academic production post-2010, further accelerated by the COVID-19 pandemic. Results indicate that research has evolved from a descriptive focus on individual psychological symptoms to a multidimensional, interdisciplinary structure utilizing theoretical frameworks like FoMO and the Stress-Strain-Outcome (SSO) model. Thematic analyses position mental health, quality of life, depression, and anxiety at the literature's center. Unlike previous studies, this research addresses social network fatigue through a holistic analysis considering the transformation of theoretical orientations, not just keyword and citation networks. Thus, the study highlights the field's intellectual development, offering a systematic reference framework for future theoretical and applied research
Doç. Dr. Servet Say'a teşekkür ederim.
Bu çalışma, sosyal ağ yorgunluğu literatürünü, kavramın temellerini oluşturan bilgi aşırı yüklemesi, medya yorgunluğu ve teknostres gibi öncül yaklaşımlar çerçevesinde, 1983–2025 yılları arasında bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektedir. Web of Science (WoS) veri tabanından 832 doküman, 3967 yazar ve 590 kaynağa ilişkin veriler R Studio ile analiz edilmiştir. Bulgular, literatürün yıllık ortalama %12,03 oranında büyüdüğünü ve özellikle 2010 sonrasında, COVID-19 pandemisinin etkisiyle akademik üretimde belirgin bir yoğunlaşma yaşandığını ortaya koymaktadır. Bulgular, sosyal ağ yorgunluğu araştırmalarının yalnızca bireysel psikolojik belirtilere odaklanan betimleyici bir çizgiden uzaklaşarak, FoMO ve Stres-Zorlanma-Sonuç (SSO) modeli gibi teorik çerçeveler aracılığıyla çok boyutlu ve disiplinlerarası bir yapıya evrildiğini göstermektedir. Tematik analizler, ruh sağlığı, yaşam kalitesi, depresyon ve anksiyete kavramlarının literatürün merkezinde konumlandığını ortaya koymaktadır. Önceki bibliyometrik çalışmalardan farklı olarak bu araştırma, sosyal ağ yorgunluğunu yalnızca anahtar kelime ve atıf ağları üzerinden değil, teorik yönelimlerin dönüşümünü de dikkate alan bütüncül bir analizle ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, alanın entelektüel gelişim çizgisini görünür kılarak gelecekteki kuramsal ve uygulamalı araştırmalar için sistematik bir referans çerçevesi sunmaktadır.
Sosyal Ağ Yorgunluğu Bibliyometrik Analiz Sosyal Medya Mental Sağlık
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Medya Çalışmaları, Ekran ve Medya Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 27 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.7456/tojdac.1857161 |
| IZ | https://izlik.org/JA25DJ76EL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 2 |
All site content, except where otherwise noted, is licensed under a Creative Common Attribution Licence. (CC-BY-NC 4.0)
