WOMEN AND AGEING: THE REPRESENTATION OF OLDER WOMEN IN THE FILM MUKADDERAT
Öz
The rapid aging of the world’s population has led to a rethinking of the concept of ageing. Aging, experienced as a physical, social, cultural, and spiritual experience, is a field studied by many different disciplines. Often associated with death, old age, the final stage of human life, has been considered normal, with older people distancing themselves from the vibrant, productive, and self-expressive aspects of life. This perceived fate for the elderly is turned upside down in the film Mukadderat (Destiny), through the story of an elderly woman’s life after her husband’s death. Media representations of old age influence viewers' perceptions of aging. The main issue addressed in this study is how the "elderly woman" is represented within the context of the visibility-invisibility dichotomy created by these media representations. The aim of this study is to examine the representation of elderly women in the film Mukadderat from the perspective of gender and aging studies. In this study, qualitative content analysis was employed within the framework of qualitative research methods in social sciences to reveal the underlying meaning structures of the film Mukadderat which was chosen as the sample data source, and to examine how the representation of elderly women is constructed. The study demonstrates that old age is not merely a biological condition but a socially and culturally constructed process, as reflected in the elderly woman’s actions, desires, social position, and resistance to age discrimination through qualitative content analysis of the film’s narrative structure, dialogues, interactions among characters.
Anahtar Kelimeler
Cinema, Mukadderat (Destiny), Ageing, Feminist Criticism, Ageism
KADIN VE YAŞLILIK: MUKADDERAT FİLMİNDE YAŞLI KADIN TEMSİLİ
Öz
Dünya nüfusunun hızlı bir biçimde yaşlanması, yaşlılık dönemi ile ilgili yeniden düşünülmesini beraberinde getirmiştir. Fiziksel, toplumsal, kültürel ve ruhsal bir deneyim olarak yaşanan yaşlılık pek çok farklı disiplinin üzerinde çalıştığı bir alandır. İnsan hayatının son dönemi olan yaşlılık çoğu zaman ölümle birlikte düşünülmüş, yaşlı insanların yaşamın canlı, üretken, kendi varoluşunu ortaya koyan tarafından uzaklaşmaları olağan karşılanmıştır. Yaşlılar için bir kader olarak görülen söz konusu durum, Mukadderat (2024) adlı filmde yaşlı bir kadının kocasının ölümünden sonraki yaşamı aracılığıyla ters yüz edilmiştir. Medyada yaşlılık ile ilgili yer verilen temsiller, izleyicinin yaşlılık algısı üzerinde etkilidir. Medyadaki temsillerin yarattığı görünürlük-görünmezlik karşıtlığında “yaşlı kadın”ın nasıl bir temsile sahip olduğu çalışmanın ana sorunsalıdır. Bu çalışmanın amacı Mukadderat filmindeki yaşlı kadın temsilini toplumsal cinsiyet ve yaşlılık çalışmaları doğrultusunda incelemektir. Çalışmada veri kaynağı olarak belirlenen Mukadderat adlı filmdeki anlam yapılarını ortaya çıkarmak ve yaşlı kadın temsilinin nasıl inşa edildiğini tespit etmek amacıyla sosyal bilimlerde nitel araştırma yöntemleri çerçevesinde nitel içerik anlizi kullanılmıştır. Çalışmada yaşlılığın biyolojik bir durum olmanın ötesinde toplumsal ve kültürel olarak inşa edilen bir süreç olduğu, yaşlı kadının eylemleri, toplumsal konumu, arzuları ve yaş ayrımcılığına karşı direniş eylemleri filmin anlatı yapısı, diyalogları, karakterler arası etkileşimler aracılığıyla nitel içerik analizi sonucunda ortaya konulmuştur.
Anahtar Kelimeler
Sinema, Mukadderat, Yaşlılık, Feminist Eleştiri, Yaşçılık