Bu araştırma kurum bakımı alan ve almayan bireylerin aktif yaşlanma durumlarını değerlendirmeyi amaçlayan ve aynı zamanda yaşlı bireylerin aktif yaşlanmaya ilişkin algılarını değerlendiren bir araştırmadır. Nitel araştırma çerçevesinde fenomenolojik stratejisinin izlendiği araştırmada 33 yaşlı birey ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan alınan ifadeleri analiz etmek adına tematik analiz yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, evde yaşayan yaşlıların aktif yaşlanma algıları ve düzeyleri kurum bakımı alanlara göre daha yüksektir. Aynı zamanda aktif yaşlanmanın çeşitli belirleyicileri açısından (medeni durum, ekonomik gelir durumu, sosyal güvence, eğitim durumu) evde yaşayan bireyler kurum bakımı alan bireylere göre daha avantajlıdır. Bu belirleyicilerden bazıları (eğitim durumu, gelir durumu gibi) doğrudan yaşlı bireylerin aktif yaşlanma durumları üzerinde etkilidir. Ayrıca cinsiyet değişkeni de temel belirleyici olarak görülmese de kadınların yaşadığı dezavantajlar bağlamında etkili bir değişkendir. Sonuç olarak bu çalışmada kurum bakımının Türkiye gerçeklerine uygun olmadığı, evde bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi gerektiği, aktif yaşlanma anlayışının topluma yayılması gerektiği ifade edilebilir.
Yaşlılık Aktif Yaşlanma Aktif Yaşlanma Belirleyicileri Kurum Bakımı Evde Bakım.
This study aims to explore how older adults receiving and not receiving institutional care experience and make sense of active aging within a phenomenological framework. Conducted through a qualitative research design, the study involved face-to-face semi-structured interviews with 33 older adults living in Osmaniye, Türkiye (12 in institutional care and 21 living at home). Participants’ narratives were analyzed using Braun and Clarke’s (2006) six-phase thematic analysis approach. The findings reveal that active aging is primarily shaped by the dimensions of autonomy, belonging, and social participation. For home-dwelling elders, active aging is associated with “the sanctity of home,” maintaining personal routines, and sustaining independence. In contrast, institutionalized elders experience active aging through the lens of “necessity,” “loss,” and “loneliness.” The recurring expression illustrates the negative cultural image of nursing homes in Turkish society, which undermines older individuals’ perceptions of active aging. Furthermore, economic fragility, limited social support, and gender-based inequalities emerge as structural barriers to active aging. Overall, the study demonstrates that institutional care, as currently practiced in Türkiye, does not sufficiently support older adults’ potential for active aging, whereas home care offers a more culturally, psychologically, and socially meaningful context. The study emphasizes the need to expand home-based care services and develop integrated social policies that enhance older adults’ participation in community life and promote the concept of active aging across society.
Old Age Active Aging Determinants of Active Aging Institutional Care Home Care.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Hizmetler (Diğer), Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 37 Sayı: 1 |