Araştırma Makalesi

İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi

Sayı: 2 29 Haziran 2023
PDF İndir

İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi

Öz

Altyapı üzerine tarihsel ve etnografik çalışmalar yürüten araştırmacılar, altyapıların toplumsal aktörlerini, teknolojik ve materyal özelliklerini ve doğal ve fiziksel çevrenin altyapıların inşası ve sürdürülebilirliğine etkisini bir arada incelemeyi önerir. Altyapıların sadece teknik ekipman ve malzemelerden mürekkep bir sistem olmadığını, toplumsal ilişkilerle de belirlenen ve bu ilişkileri belirleyen ve beklenmedik sonuçları da açığa çıkaran istikrarsız ve kırılgan bir ilişkiler bütünü olduğunu iddia eder. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de altyapı projeleri Cumhuriyet ideolojisinin ulusal kalkınma, ekonomik ilerleme, modern bir toplumsal hayat inşası hedeflerinin somutlaştırılmasında önemli bir rol oynadı. Ancak altyapının farklı aktörleri arasındaki -siyasi iktidar, belediye, imtiyazlı şirketler, tüketiciler- anlaşmazlıklar, kamu hizmeti olarak sunulması gereken bir altyapı hizmetinin varlığı veya yokluğu ve bunun nedenleri, kimlerin bu hizmete ulaşıp ulaşamadığı veya nasıl ulaştığı gibi sorunlar, birtakım toplumsal gerilimleri de beraberinde getirdi. Bu makale, erken Cumhuriyet döneminde İstanbul’un başat yaşam kaynağı su tedariki ve dağıtımı ve şehir içi kara ulaşımında kilit rol oynayan tramvay kullanımı gibi kamu hizmeti projelerine, bu projeleri hayata geçiren belediye ve imtiyazlı şirketler arasındaki uzlaşma ve çatışma anlarına ve projelerin gündelik hayattaki yansımalarına odaklanarak, altyapı projelerinin ideolojik ve toplumsal boyutlarını incelemeyi amaçlıyor. Altyapı projelerini şaşaalı bir başarı ve ilerleme hikayesi olarak sunan dönemin hakim anlatısının karşısına gündelik hayat deneyimlerini koyarak, altyapı hizmetlerinin ve kullanımının kent içinde mekansal ve toplumsal eşitsizlikleri görünür kılan, yeni yaşam kültürleri aynı zamanda suç biçimleri üreten, umudu ve hayal kırıklıklarını aynı anda bünyesinde barındıran bir ilişkiler bütünü olarak ele alınması gerektiğini iddia ediyor.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ağırsel, Murat ve Ahmet Tabakoğlu. “İstanbul Özelinde Tramvay Yatırımlarının Şehre Etkisi”, Marmara Üniversitesi Öneri Dergisi 55, 2021, 125-158.
  2. Alpan, Aytek Soner. “Bir Felâket Olan Yangın Meğer Pek Hayırlı Sabahın Aydınlığı İmiş”: Tatavla Nasıl “Kurtuldu”?”. Toplum ve Bilim 158, 223-250.
  3. Appel, Hannah, Nikhil Anand ve Akhil Gupta, The Promise of Infrastructure. Durham: Duke University Press, 2018. Aykut, Ebru. “Devr-i Hürriyette İstibdat Hayaleti: 1908 Çırçır Yangını’nın Ardından İstanbul’da Kundakçılık, Söylentiler ve Asayiş”. Toplum ve Bilim 136, 2016, 5-39.
  4. Boratav, Korkut. Türkiye İktisat Tarihi 1908-2002. İstanbul: İmge Kitabevi, 2003.
  5. Bostancı, Emir. “1929-1938 Yılları Arasında Türkiye’de Yabancı Sermaye”. Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Araştırma Dergisi 4 / 8, 2020, 37-68.
  6. Çelik, Zeynep. The Remaking of Istanbul: Portrait of an Ottoman City in the Nineteenth Century. Berkeley: The University of California Press, 1993. [Zeynep Çelik, 19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti Değişen İstanbul. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2015].
  7. Çetinkaya, Aliç “Türkiye’de Başarılan Nafia İşleri ve İleride Başarılacak İşler”. Türk Yüksek Mühendisler Birliği Dergisi 22-23, Şubat 1937, 337-342.
  8. Derviş, Suat. Çöken İstanbul. İstanbul: İthaki Yayınları, 2021.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Küresel ve Dünya Tarihi, Tarihsel Çalışmalar (Diğer)

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yazarlar

Yayımlanma Tarihi

29 Haziran 2023

Gönderilme Tarihi

15 Haziran 2023

Kabul Tarihi

21 Haziran 2023

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2023 Sayı: 2

Kaynak Göster

APA
İleri, N. (2023). İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi. Toplumsal Tarih Akademi, 2, 25-51. https://izlik.org/JA52NR23RE
AMA
1.İleri N. İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi. TT Akademi. 2023;(2):25-51. https://izlik.org/JA52NR23RE
Chicago
İleri, Nurçin. 2023. “İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 2: 25-51. https://izlik.org/JA52NR23RE.
EndNote
İleri N (01 Haziran 2023) İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi. Toplumsal Tarih Akademi 2 25–51.
IEEE
[1]N. İleri, “İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi”, TT Akademi, sy 2, ss. 25–51, Haz. 2023, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA52NR23RE
ISNAD
İleri, Nurçin. “İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi”. Toplumsal Tarih Akademi. 2 (01 Haziran 2023): 25-51. https://izlik.org/JA52NR23RE.
JAMA
1.İleri N. İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi. TT Akademi. 2023;:25–51.
MLA
İleri, Nurçin. “İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 2, Haziran 2023, ss. 25-51, https://izlik.org/JA52NR23RE.
Vancouver
1.Nurçin İleri. İmtiyazlı Şirketlere Yönelik Şikâyetler: İstanbul Terkos Su ve Tramvay Şirketlerinin Millileştirilmesi. TT Akademi [Internet]. 01 Haziran 2023;(2):25-51. Erişim adresi: https://izlik.org/JA52NR23RE

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda. 

Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak 

Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer. 

Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir. 

Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar. 

Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.