Görüş Makalesi

Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri

Sayı: 5 31 Aralık 2024
PDF İndir
EN TR

Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri

Öz

Bu araştırma, Kesriye Kazası'nda telgraf memuru olarak görev yaparken 1906 yılı Temmuz ayında Kilisora Nahiyesi'ne telgraf müdürü olarak atanmış olan Mehmed Tevfik Bey'in Rumeli Müfettişliği'ne gönderdiği üç arzuhal üzerine odaklanmaktadır. Mehmed Tevfik Bey'in atanması sırasında maruz kaldığı haksızlığa karşı dile getirdiği eleştiri ve tehdit dolu ifadeler, Osmanlı Devleti'nin içsel zayıflığını ve dış müdahalelere açıklığını vurgulamaktadır. Zira Mehmed Tevfik Bey'in yaşadığı olay, Makedonya'daki çatışmaların Osmanlı yönetimi üzerindeki dış baskıyı artırdığı bir döneme denk gelmektedir. Mehmed Tevfik Bey'in hakkını aramak amacıyla Avrupa devletlerine başvurmak zorunda kalacağını ifade etmesi, bir yandan tehdit olarak kullanılırken diğer yandan bu devletlerin adalet arama süreçlerine yönelik yetkili bir mevkii olarak algılanmaya başlandığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. BOA, TFR.I.MKM, 23/2223, 08.07.1325 (17 Ağustos 1907).

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

İmparatorluk, Emperyalizm ve Sömürgecilik Tarihi

Bölüm

Görüş Makalesi

Yazarlar

Yayımlanma Tarihi

31 Aralık 2024

Gönderilme Tarihi

30 Ocak 2024

Kabul Tarihi

16 Mayıs 2024

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2024 Sayı: 5

Kaynak Göster

APA
Yazıcıoğlu, F. (2024). Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri. Toplumsal Tarih Akademi, 5, 97-104. https://izlik.org/JA24JZ86RJ
AMA
1.Yazıcıoğlu F. Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri. TT Akademi. 2024;(5):97-104. https://izlik.org/JA24JZ86RJ
Chicago
Yazıcıoğlu, Filiz. 2024. “Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 5: 97-104. https://izlik.org/JA24JZ86RJ.
EndNote
Yazıcıoğlu F (01 Aralık 2024) Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri. Toplumsal Tarih Akademi 5 97–104.
IEEE
[1]F. Yazıcıoğlu, “Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri”, TT Akademi, sy 5, ss. 97–104, Ara. 2024, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA24JZ86RJ
ISNAD
Yazıcıoğlu, Filiz. “Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri”. Toplumsal Tarih Akademi. 5 (01 Aralık 2024): 97-104. https://izlik.org/JA24JZ86RJ.
JAMA
1.Yazıcıoğlu F. Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri. TT Akademi. 2024;:97–104.
MLA
Yazıcıoğlu, Filiz. “Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 5, Aralık 2024, ss. 97-104, https://izlik.org/JA24JZ86RJ.
Vancouver
1.Filiz Yazıcıoğlu. Adalet Arama ve Tehdit Unsuru Olarak Yabancı Devletlere Başvurma Söyleminin Nüveleri. TT Akademi [Internet]. 01 Aralık 2024;(5):97-104. Erişim adresi: https://izlik.org/JA24JZ86RJ

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda. 

Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak 

Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer. 

Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir. 

Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar. 

Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.