Görüş Makalesi

Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs'ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası

Sayı: 6 16 Haziran 2025
PDF İndir
EN TR

Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs'ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası

Öz

1864 yılı baharından yaz sonuna kadar Amerika ve İngiltere’de pek çok gazetede, Kıbrıs Larnaka’da bir lusus naturae keşfedildiğine dair haberler yayımlanmıştı. Sözü edilen kişi, başında boynuzlar çıkan Mariu adında bir kadındı. Bölgedeki konsolosları heyecanlandıran, hatta Larnaka’daki Amerika konsolosu J. J. Barclay vasıtasıyla ünlü şovmen P. T. Barnum’un da dikkatini çeken Mariu Hatun, boynuzları yeterince olağanüstü bulunmadığı için bir “freak show” yıldızı olamadı. Ancak tercüme-i hâli yazıldı, muayene edildi, fotoğrafı çekildi ve Meclis-i Tıbbiye tarafından hakkında bir rapor kaleme alındı. Burada Mariu Hatun’un boynuzlarını çok nadir rastlansa da tıp literatüründe emsalleri mevcut bir cilt hastalığı olarak değerlendiren Meclis-i Tıbbiye’nin raporunu, Barnum'un otobiyografisinde anlattıkları ve "boynuzlu kadın" hakkındaki gazete haberleriyle birlikte okuyarak inceleyeceğim.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. BOA, MVL 794/24, 9 Rebiyülahir 1281 (11 Eylül 1864).

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Tarihsel Çalışmalar (Diğer)

Bölüm

Görüş Makalesi

Yazarlar

Yayımlanma Tarihi

16 Haziran 2025

Gönderilme Tarihi

25 Mayıs 2025

Kabul Tarihi

10 Haziran 2025

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2025 Sayı: 6

Kaynak Göster

APA
Aykut, E. (2025). Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası. Toplumsal Tarih Akademi, 6, 90-98. https://izlik.org/JA52PL32GR
AMA
1.Aykut E. Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası. TT Akademi. 2025;(6):90-98. https://izlik.org/JA52PL32GR
Chicago
Aykut, Ebru. 2025. “Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 6: 90-98. https://izlik.org/JA52PL32GR.
EndNote
Aykut E (01 Haziran 2025) Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası. Toplumsal Tarih Akademi 6 90–98.
IEEE
[1]E. Aykut, “Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası”, TT Akademi, sy 6, ss. 90–98, Haz. 2025, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA52PL32GR
ISNAD
Aykut, Ebru. “Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası”. Toplumsal Tarih Akademi. 6 (01 Haziran 2025): 90-98. https://izlik.org/JA52PL32GR.
JAMA
1.Aykut E. Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası. TT Akademi. 2025;:90–98.
MLA
Aykut, Ebru. “Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 6, Haziran 2025, ss. 90-98, https://izlik.org/JA52PL32GR.
Vancouver
1.Ebru Aykut. Mariu Hatun’un Boynuzları: Kıbrıs’ta Nadir Bir Cornu Cutaneum Vakası. TT Akademi [Internet]. 01 Haziran 2025;(6):90-8. Erişim adresi: https://izlik.org/JA52PL32GR

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda. 

Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak 

Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer. 

Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir. 

Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar. 

Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.