Araştırma Makalesi

Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Sayı: 7 30 Aralık 2025
PDF İndir
EN TR

Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Öz

Bu makale, antik Mısır’a ait insan kalıntılarının Almanya ve Türkiye’deki iki önemli müze olan Leipzig Üniversitesi Mısır Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde ve ikincisinin öncülü konumunda olan Müze-i Hümayun’da nasıl sergilendiğini, bu sergileme pratiklerinin etik boyutlarını ve köken araştırmalarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir. İnsan kalıntılarının müzelerde teşhir edilmesi, özellikle de bedenlerin nesneleştirerek kamuya sunulması, modern müzecilik anlayışı içinde tartışmalı bir konu hâline gelmiştir. Bu bağlamda, her iki müzede yer alan insan kalıntılarının sergilenme biçimleri, bağlamlandırılma, kimliklendirme çabaları ve izleyiciyle kurulan ilişki analiz edilmiştir. Ayrıca, kalıntıların elde ediliş süreçleri, arkeolojik kazılar ve Osmanlı dönemine ait kataloglar üzerinden köken araştırması yapılmıştır. Almanya’daki müzelerde etik sorumlulukların daha görünür olduğu ve akademik bağlamın ön planda tutulduğu gözlemlenirken, Türkiye’deki müzelerde etik ve duygusal yönlerin yeterince ele alınmadığı görülmüştür. Bu farklılıklar, sadece tarihsel geçmişten değil, aynı zamanda müzecilik anlayışlarındaki güncel yaklaşımlardan da kaynaklanmaktadır. Çalışma, insan kalıntılarının teşhiri konusunda etik ilkelere dayalı daha bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini savunmakta ve köken araştırması, şeffaflık ve bağlamlandırma eksikliklerine dikkat çekmektedir.

Anahtar Kelimeler

Teşekkür

Shifa-Ana Ekibine ve katılımcılara, ANAMED ile birlikte gerçekleştirilen "SHIFA-ANA Workshop: Death and Disease in Anatolia" etkinliğinde yaptıkları kritik eleştiriler için teşekkür ederim.

Kaynakça

  1. Ägyptisches Museum Georg Steindorff, “Exhibition Guide” (Leipzig: Universität Leipzig, n.d.)
  2. Ägyptisches Museum Leipzig, Mumie einer Frau mit Kartonagenmaske (Inv. Nr. 7813), PDF.
  3. Ägyptisches Museum Leipzig, Mumie eines Mannes mit Portrait (Inv. Nr. 1683), PDF.
  4. Ägyptisches Museum Leipzig, Mumie und Sargensemble (Inv. Nr. 1496 (Sarg), 1497 (Mumie)), PDF.
  5. Pasinli, Alpay. İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul: Akbank Yayınları, 2003.
  6. Çelik, Zeynep. About Antiquities: Politics of Archaeology in the Ottoman Empire. Austin: University of Texas Press, 2022.
  7. Fraser, James, Conni Lord., ve John Magnussen. Speak My Name: Investigating Egyptian Mummies. Sydney: Sydney University Press, 2022.
  8. Marchand, Suzanne L. Down from Olympus: Archaeology and Philhellenism in Germany, 1750-1970. Princeton, NJ: Princeton University Press, 2020.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Tarihsel Çalışmalar (Diğer)

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yazarlar

Yayımlanma Tarihi

30 Aralık 2025

Gönderilme Tarihi

15 Haziran 2025

Kabul Tarihi

4 Aralık 2025

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2025 Sayı: 7

Kaynak Göster

APA
Ulu, M. C. (2025). Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme. Toplumsal Tarih Akademi, 7, 40-64. https://izlik.org/JA85ZA96YG
AMA
1.Ulu MC. Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme. TT Akademi. 2025;(7):40-64. https://izlik.org/JA85ZA96YG
Chicago
Ulu, Meyçem Ceren. 2025. “Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 7: 40-64. https://izlik.org/JA85ZA96YG.
EndNote
Ulu MC (01 Aralık 2025) Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme. Toplumsal Tarih Akademi 7 40–64.
IEEE
[1]M. C. Ulu, “Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”, TT Akademi, sy 7, ss. 40–64, Ara. 2025, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA85ZA96YG
ISNAD
Ulu, Meyçem Ceren. “Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”. Toplumsal Tarih Akademi. 7 (01 Aralık 2025): 40-64. https://izlik.org/JA85ZA96YG.
JAMA
1.Ulu MC. Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme. TT Akademi. 2025;:40–64.
MLA
Ulu, Meyçem Ceren. “Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”. Toplumsal Tarih Akademi, sy 7, Aralık 2025, ss. 40-64, https://izlik.org/JA85ZA96YG.
Vancouver
1.Meyçem Ceren Ulu. Mısır Mumyalarının İzini Sürmek: İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Leipzig Mısır Müzesi Arasında Köken Araştırmaları ve Sergiler Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme. TT Akademi [Internet]. 01 Aralık 2025;(7):40-64. Erişim adresi: https://izlik.org/JA85ZA96YG

Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Araştırmaları Dergisi'nin 8. Sayısı “Hayvan Tarihi” dosyasıyla yayınlandı. “Hayvan Tarihi” sayısının editörleri Cihangir Gündoğdu, Deniz Dölek-Sever ve İbrahim Can Usta'nın editoryal makalesinin bir kısmını aşağıda paylaşıyoruz. Yazının tam hali ilgili sayıda. 

Hayvan Tarihi: Geçmişi İnsanın Ötesinde Düşünmek ve Yazmak 

Ana akım tarih anlatıları çok uzun süre insanmerkezci bir perspektifle şekillendi ve geçmiş temelde insan ilişkilerinin hikâyesi olarak kurgulandı. Hayvanlar da bu çerçevede mülk, kaynak, sembol ya da insan faaliyetlerinin pasif tamamlayıcıları olarak değerlendirildi. Hayvan tarihi işte bu anlayışı sorgular. Hayvanların deneyimlerini, bedenlerini, davranışlarını, insanlarla karşılaşmalarını ve bu karşılaşmaların yarattığı karşılıklı dönüşümleri araştırma konusu hâline getirerek tarihin yalnızca insanlara ait bir alan olmadığını ileri sürer. 

Hayvan tarihi, insan olmayan hayvanların tarihsel varlıklarını merkeze alan, onların iktisadi, toplumsal, siyasal ve kültürel süreçlerdeki rollerini, insanlarla ve çevreyle kurdukları çok katmanlı ilişkileri inceleyen önemli bir tarihyazımı alanıdır. Bu yaklaşım hayvanları yalnızca toplumların arka planında yer alan unsurlar olarak değil, tarihsel süreçlere etki eden canlı varlıklar olarak ele alır. Böylece emek, savaş, ulaşım, beslenme, kentleşme, sağlık, hukuk, duygulanım ve gündelik yaşam gibi alanlarda hayvanların belirleyici varlığı görünür hâle gelir. 

Hayvan tarihi bu yönüyle diğer tarih yazım biçimlerinden hem epistemolojik hem de ontolojik olarak ayrılır. Epistemolojik açıdan geçmişe dair bilgi üretiminde yalnızca insan belgelerine ve insan bakış açısına dayanmanın sınırlarını gösterir. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, maddi kültür unsurları, veteriner kayıtları, seyahatnameler, edebî metinler ve bilimsel veriler gibi farklı kaynak türlerini birlikte kullanır. Ontolojik açıdan ise insanı tek ve mutlak tarihsel özne olarak kabul eden anlayışı tartışmaya açar. İnsan olmayan varlıkların da tepkileri, uyum stratejileri, direnişleri ve ilişkisel etkileriyle tarihsel süreçlerin parçası olduğunu ortaya koyar. 

Dolayısıyla hayvan tarihi yalnızca geçmişte hayvanların nasıl kullanıldığını anlatan bir alan değildir; aynı zamanda insanlarla diğer canlılar arasındaki güç ilişkilerini, karşılıklı bağımlılık biçimlerini ve birlikte yaşama rejimlerini inceleyen eleştirel bir tarihyazımı yaklaşımıdır. Bu nedenle çevre tarihi, emek tarihi, bilim tarihi, hukuk tarihi, kent tarihi, imparatorluk çalışmaları ve posthümanist düşünceyle yakın ilişki içindedir. Fransız tarihçi Éric Baratay’ın da belirttiği gibi tarihin insanmerkezci tanımı terk edilmeli ve tarih, tüm canlı varlıkları kapsayan bir bilgi alanı olarak yeniden düşünülmelidir. Hayvan tarihi bu çerçevede geçmişi insanın ötesinde yeniden düşünmeye ve yazmaya çağıran dönüştürücü bir araştırma alanı sunar.