This article offers a comparative analysis of how ancient Egyptian human remains are displayed in two major museums in Germany and Türkiye—namely, the Leipzig University Egyptian Museum and the Istanbul Archaeology Museum and its predecessor Müze-i Hümayun. The exhibition of human remains, particularly the objectification of bodies for public display, has become a prominent issue in the context of modern museology. In this regard, the study analyzes the modes of presentation, contextualization, (de)personalization, and the relationship established with the audience in both museums. It also investigates the provenance of these remains through excavation histories and Ottoman-era catalogues. While ethical accountability and academic transparency appear more visibly in German museums, ethical and emotional dimensions are found to be insufficiently addressed in Turkish museums. These differences are attributed not only to historical contexts but also to current museological approaches. The study advocates for a more holistic and ethically grounded framework for exhibiting human remains and draws attention to critical deficiencies in provenance research, curatorial transparency, and contextual interpretation.
Mummies human remains museum ethics provenance research display practices
Shifa-Ana Ekibine ve katılımcılara, ANAMED ile birlikte gerçekleştirilen “SHIFA-ANA Workshop: Death and Disease in Anatolia” etkinliğinde yaptıkları kritik eleştiriler için teşekkür ederim.
Bu makale, antik Mısır’a ait insan kalıntılarının Almanya ve Türkiye’deki iki önemli müze olan Leipzig Üniversitesi Mısır Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde ve ikincisinin öncülü konumunda olan Müze-i Hümayun’da nasıl sergilendiğini, bu sergileme pratiklerinin etik boyutlarını ve köken araştırmalarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir. İnsan kalıntılarının müzelerde teşhir edilmesi, özellikle de bedenlerin nesneleştirerek kamuya sunulması, modern müzecilik anlayışı içinde tartışmalı bir konu hâline gelmiştir. Bu bağlamda, her iki müzede yer alan insan kalıntılarının sergilenme biçimleri, bağlamlandırılma, kimliklendirme çabaları ve izleyiciyle kurulan ilişki analiz edilmiştir. Ayrıca, kalıntıların elde ediliş süreçleri, arkeolojik kazılar ve Osmanlı dönemine ait kataloglar üzerinden köken araştırması yapılmıştır. Almanya’daki müzelerde etik sorumlulukların daha görünür olduğu ve akademik bağlamın ön planda tutulduğu gözlemlenirken, Türkiye’deki müzelerde etik ve duygusal yönlerin yeterince ele alınmadığı görülmüştür. Bu farklılıklar, sadece tarihsel geçmişten değil, aynı zamanda müzecilik anlayışlarındaki güncel yaklaşımlardan da kaynaklanmaktadır. Çalışma, insan kalıntılarının teşhiri konusunda etik ilkelere dayalı daha bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini savunmakta ve köken araştırması, şeffaflık ve bağlamlandırma eksikliklerine dikkat çekmektedir.
Mumyalar insan kalıntıları müzecilik etiği köken araştırması sergi pratikleri
Shifa-Ana Ekibine ve katılımcılara, ANAMED ile birlikte gerçekleştirilen "SHIFA-ANA Workshop: Death and Disease in Anatolia" etkinliğinde yaptıkları kritik eleştiriler için teşekkür ederim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 4 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA85ZA96YG |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 7 |