In historiography, maps are often treated as supporting visuals or as neutral representations of space. However, every map is the product of a specific perspective and priority. This study centers on the critical cartography approach, which views the map as a process embedded within power relations. By combining J.B. Harley’s approach focusing on the ideological power of maps with Mark Monmonier’s emphasis on ‘white lies’ and cartographic paradox, this study aims to present a framework investigating how the technical features of maps can be read in conjunction with their historical context.
I would like to express my gratitude to Prof. Dr. Gülhan Balsoy, who provided continuous unwavering support throughout the process of my master's thesis, which served as the basis of this study.
Tarihyazımında haritalar, çoğunlukla metni destekleyen görseller ya da mekânın tarafsız temsilleri olarak ele alınmaktadır. Oysa her harita, belirli bir bakış açısının ve önceliğin ürünüdür. Bu çalışma, haritayı iktidar ilişkilerine gömülü bir süreç olarak gören eleştirel kartografya yaklaşımını merkeze almaktadır. Çalışma, J.B. Harley’in haritanın ideolojik gücüne odaklanan yaklaşımı ile Mark Monmonier’in 'beyaz yalanlar' ve kartografik paradoks vurgusunu birleştirerek; haritaların teknik özelliklerinin tarihsel bağlamla birlikte nasıl bir okumaya tabi tutulabileceğini araştıran bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Bu çalışmanın kaynağı olan yüksek lisans tezim sürecinde desteğini hiç esirgemeyen Prof. Dr. Gülhan Balsoy'a teşekkürü bir borç bilirim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Görüş Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 7 |