Avrasya Arkeoloji Projesi (Proje No: GP-27) kapsamında Kazakistan, Kirgizistan ve Ukrayna'da yaptığımız araştırma- nın temel amacı, bu güne değin sağlıklı ve planlı bir şekilde incelenemeyen Türk dönemine ait arkeolojik kültür varlıklarının belgelenmesi ve envanterlerinin çıkarılmasıdır. Bu amaçla son üç yıldan beri Kazakistan, Kırgızistan ve Ukrayna'da yaptığımız araştırma sırasında 700'den fazla insan biçimli taş heykel ve balbal incelenmiştir.
Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlardan Moğolistan topraklarının sonuna değin uzanan geniş coğrafi bölgede, binlerce insan biçimli taş heykel ve balbal bulunmaktadır. Ancak taş heykel ve balbalların hangi amaçla yapılarak kült merkezlerine ve kurganların üzerine veya çevresine dikildiği ve anlamlarının ne olduğu, 19. yüz yılın sonuna kadar bilinmemekteydi. 1889 yılında ortaya çıkarılan ve 1893 yılında çözülen Orhun Yazıtları sayesinde, insan bi- çimli taş heykel ve balballar bilinmezlik gizinden kurtulmaya başlamıştır. Orhun Yazıtlarında "İlk önce Babam Kağan için Baz Kağan dikilmiştir..." cümlesi, mezar sahibi için heykelin yapılmış olduğunu
kanıtlamaktadır. Balbal için ise şu cümle geçmektedir, "Kırgız Kağanını öldürdüm, balbalını yaptırdım..". Öldürülen düşman için yaptırılan basit biçimli, şekilsiz taş heykelin üzerine, bazen düşmanın adı da yazılmaktaydı.
İnsan biçimli taş heykel ve balballar 6. ve 13. yüzyıllar arasında Türk toplulukları tarafından oldukça yaygın olarak kült mer kezleri ve kurganların üzerine dikilmişlerdir. Orta Asya Türk toplulukları arasında İslamiyetin yayılması ve köklü bir şekilde bölgeye yerleşmesinden sonra, taş heykel ve balbal yapma geleneği yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamıştır. Ancak taş heykel ve balbalların birden bire ortadan kalktığını düşünmek, iyimserlik olur. Özellikle gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı olan Orta Asya Türk topluluklarında mezarlarını kurgan biçiminde yapma, ölü şölenleri (yug törenleri). insan ve hayvan kurbanları ve ölü armağanları nasıl Ortaçağ'dan sonra varlığını sürdürdüyse, insan biçimli taş heykel ve balbal yapımı da varlığını sürdürmüştür. Taşın yanı sıra ahşap- tan yapılmaya başlanan taş heykel ve balbal geleneği, batıya göçen Türkler tarafından Anadolu'ya değin taşınmıştır.
Avrasya Arkeoloji Projesi (Proje No: GP-27) kapsamında Kazakistan, Kirgizistan ve Ukrayna'da yaptığımız araştırma- nın temel amacı, bu güne değin sağlıklı ve planlı bir şekilde incelenemeyen Türk dönemine ait arkeolojik kültür varlıklarının belgelenmesi ve envanterlerinin çıkarılmasıdır. Bu amaçla son üç yıldan beri Kazakistan, Kırgızistan ve Ukrayna'da yaptığımız araştırma sırasında 700'den fazla insan biçimli taş heykel ve balbal incelenmiştir.
Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlardan Moğolistan topraklarının sonuna değin uzanan geniş coğrafi bölgede, binlerce insan biçimli taş heykel ve balbal bulunmaktadır. Ancak taş heykel ve balbalların hangi amaçla yapılarak kült merkezlerine ve kurganların üzerine veya çevresine dikildiği ve anlamlarının ne olduğu, 19. yüz yılın sonuna kadar bilinmemekteydi. 1889 yılında ortaya çıkarılan ve 1893 yılında çözülen Orhun Yazıtları sayesinde, insan bi- çimli taş heykel ve balballar bilinmezlik gizinden kurtulmaya başlamıştır. Orhun Yazıtlarında "İlk önce Babam Kağan için Baz Kağan dikilmiştir..." cümlesi, mezar sahibi için heykelin yapılmış olduğunu
kanıtlamaktadır. Balbal için ise şu cümle geçmektedir, "Kırgız Kağanını öldürdüm, balbalını yaptırdım..". Öldürülen düşman için yaptırılan basit biçimli, şekilsiz taş heykelin üzerine, bazen düşmanın adı da yazılmaktaydı.
İnsan biçimli taş heykel ve balballar 6. ve 13. yüzyıllar arasında Türk toplulukları tarafından oldukça yaygın olarak kült mer kezleri ve kurganların üzerine dikilmişlerdir. Orta Asya Türk toplulukları arasında İslamiyetin yayılması ve köklü bir şekilde bölgeye yerleşmesinden sonra, taş heykel ve balbal yapma geleneği yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamıştır. Ancak taş heykel ve balbalların birden bire ortadan kalktığını düşünmek, iyimserlik olur. Özellikle gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı olan Orta Asya Türk topluluklarında mezarlarını kurgan biçiminde yapma, ölü şölenleri (yug törenleri). insan ve hayvan kurbanları ve ölü armağanları nasıl Ortaçağ'dan sonra varlığını sürdürdüyse, insan biçimli taş heykel ve balbal yapımı da varlığını sürdürmüştür. Taşın yanı sıra ahşap- tan yapılmaya başlanan taş heykel ve balbal geleneği, batıya göçen Türkler tarafından Anadolu'ya değin taşınmıştır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Türk Coğrafyası Arkeolojisi, Arkeoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Haziran 2003 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Aralık 2023 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2003 Sayı: 6 |
Vedat Dalokay Caddesi No: 112 Çankaya 06670 ANKARA
tuba-ar@tuba.gov.tr
(+90) (212) 219 16 60
TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology (TÜBA-AR), dergide yayımlanan makalelerde ifade edilen görüşleri resmî olarak benimsememekte ve derginin basılı ya da çevrim içi sürümlerinde yer alan herhangi bir ürün veya hizmet reklamı konusunda garanti vermemektedir. Yayımlanan makalelerin bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir.
Makalelerle birlikte gönderilen resim, şekil, tablo vb. materyaller özgün olmalı ya da daha önce yayımlanmışlarsa, hem basılı hem de çevrim içi sürümlerde yayımlanmak üzere eser sahibinden alınmış yazılı izinle birlikte sunulmalıdır. Yazar(lar), dergide yayımlanan çalışmalarının telif hakkını saklı tutar. Makale dergide yayımlandığında, mali haklar ve umuma iletim hakları, işleme, çoğaltma, temsil, basım, yayın ve dağıtım hakları TÜBA’ya devredilecektir. Yayımlanan tüm içeriklerin (metin ve görsel materyaller) telif hakları dergiye aittir. Dergide yayımlanmak üzere kabul edilen makaleler için telif hakkı ya da başka bir ad altında ödeme yapılmaz ve yazar(lar)dan makale işlem ücreti alınmaz; ancak yeniden baskı (reprint) talepleri yazarın sorumluluğundadır.
Bilimsel bilgi ve araştırmalara küresel açık erişimi teşvik etmek amacıyla TÜBA, çevrim içi olarak yayımlanan tüm içeriklerin (aksi belirtilmedikçe) okuyucular, araştırmacılar ve kurumlar tarafından serbestçe kullanılmasına izin vermektedir. Bu kullanım, eserin kaynağının belirtilmesi koşuluyla ve ticari amaç dışında, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) Uluslararası Lisansı kapsamında mümkündür. Ticari kullanım veya lisans istisnaları ile ilgili izinler için lütfen dergi ile iletişime geçiniz.