Kyme’nin doğu nekropolislerinden biri olan Samurlu 879’da, 2012 yılında yapılan kurtarma kazıları sonucunda ortaya çıkarılan mezarlardan biri de M.71 olmuştur. Çalışma konusu mezar, taş bloklardan dizayn edilmiş kare bir sanduka içine, bronz bir hydria’nın yerleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Urne kabı olarak kullanılmış olan hydrianın içinde, yakılmış bireye ait kalıntılara rastlanmıştır. Sanduka içinde, hydrianın yanında bulunan altın diadem, mezar sahibi için yakılmadan önce gerçekleştirilen bir ritüelin göstergesi olmuştur. Urne-Sanduka olarak isimlendirdiğimiz bu mezar tipinin Ege kültür çevresinde MÖ 5 ve 4. yüzyıllarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Klasik Dönem’e ait bu mezar tipinin, dönemin diğer mezar tipleri ile karşılaştırıldığında oldukça lüks olduğu söylenebilinir. İtalya’dan Karadeniz’e çok geniş bir coğrafyaya yayıldığı anlaşılan bronz hydrialar, Anadolu’da çok fazla bulunmamıştır. Kyme Bronz Hydriası, bunlar arasında son bulunan örnektir. Diğer merkezlerden gelen örneklere de bakıldığında, Kyme Bronz Hydriası’nın asıl işlevi olan su kabı olarak değil, hemcinsleri gibi kül kabı urne olarak üretildiği anlaşılır. Sandukanın içindeki bronz hydria, özellikle üzerine aplike edilmiş Dionysos-Silenus kabartması ile bir sanat eseri niteliğindedir. Bu figürler üzerinde yapılan stilistik inceleme ve diğer arkeolojik materyallerle yapılan çeşitli karşılaştırmalar, Kyme Bronz Hydriası’nın MÖ 360-350 yıllarına tarihlenmesine olanak vermiştir. Ayrıca, hydria üzerindeki Dionysos-Silenus kabartmasının ikonografik olarak verdiği mesaj, Hellen öteki Dünya inancıyla da uyum içerisindedir. İlk bulunduğunda korozyondan ötürü harap bir görüntüde olan Geç Klasik Dönem’e ait bronz hydria, restorasyon ve konservasyon çalışmaları sonucunda, İzmir Arkeoloji Müzesi vitrininde sergilenmeye başlanmıştır.
M. 71 was one of the graves revealed in the rescue excavations conducted in 2012 at Samurlu 879, one of the eastern necropoleis of Cyme. This tomb was built by placement of a bronze hydria into a square cist designed with stone blocks. Inside the hydria, which was used as an urn, remains of a burned individual were found. In the stone cist, the golden diadem found next to the hydria was an indicator of the ritual performed before the burning of the dead. It is known that this type of burial called Urn-Cist was used in the Aegean cultural environment during the 5th and 4th centuries BC. It could be argued that this type of grave from the Classical Period was quite luxurious compared to other grave types of the period. The bronze hydrias, which were known to have spread in a large geographical area from Italy to the Black Sea, was not found in large amounts in Anatolia. The Cyme Bronze Hydria is the last one found. The examples found in other centers demonstrated that Cyme Bronze Hydria was not produced as a water container, which is its original function, but as an urn cinerarium like those of the same kind. The bronze hydria in the Cist is a work of art with the Dionysus-Silenus embossed on it. As a result of stylistic examination of these figures and various comparisons conducted with other archaeological material, Cyme Bronze Hydria was dated to 360-350 BC. Furthermore, the iconographic message of the Dionysus-Silenus on the on hydria is in harmony with the Hellenic belief of the nether world. The Late Classical Period bronze hydria, which was in ruins due to corrosion when it was first found, is now on exhibit in İzmir Archeology Museum after restoration and conservation work.Aiolis Bölgesi’nin en önemli kentlerinin başında gelen Kyme’de, yılladır sürdürülen kurtarma kazılarından biri de 2012 yılında gerçekleştirilen Samurlu 879 Kazısı olmuştur1 Res. 1 . Kyme’nin doğu nekropolislerinden biri olan Samurlu 879’da yapılan kazılar sonucunda, çeşitli tipte 88 adet mezar ortaya çıkartılmıştır. En erken olarak MÖ 4. yüzyılın ortalarından itibaren gömülerin yapılmaya başlandığı ve asıl olarak Hellenistik Dönem boyunca kullanılan nekropolisin en önemli mezarı, M.71’dir2 Res. 2 . Onun bu kadar özel olmasının sebebi, şu ana kadar Kyme nekropolislerinde açılan binlerce mezar arasında tip olarak tek mezar olması, Samurlu 879 Nekropolisi’nin en erken mezarı olması ve aslında komplike bir mezar olan M.71’de urne kabı olarak kullanılan bronz hydrianın sanatsal çekiciliğidir. Çalışmanın amacı, üzerinde Dionysos ve Silenus kabartması olan bronz hydriayı stilistik açıdan incelemekle beraber, ait olduğu mezarın kremasyon ve urne mezar geleneği içindeki yerini de saptamaktır
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Sayı: 22 |
Vedat Dalokay Caddesi No: 112 Çankaya 06670 ANKARA
tuba-ar@tuba.gov.tr
(+90) (212) 219 16 60
TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology (TÜBA-AR), dergide yayımlanan makalelerde ifade edilen görüşleri resmî olarak benimsememekte ve derginin basılı ya da çevrim içi sürümlerinde yer alan herhangi bir ürün veya hizmet reklamı konusunda garanti vermemektedir. Yayımlanan makalelerin bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir.
Makalelerle birlikte gönderilen resim, şekil, tablo vb. materyaller özgün olmalı ya da daha önce yayımlanmışlarsa, hem basılı hem de çevrim içi sürümlerde yayımlanmak üzere eser sahibinden alınmış yazılı izinle birlikte sunulmalıdır. Yazar(lar), dergide yayımlanan çalışmalarının telif hakkını saklı tutar. Makale dergide yayımlandığında, mali haklar ve umuma iletim hakları, işleme, çoğaltma, temsil, basım, yayın ve dağıtım hakları TÜBA’ya devredilecektir. Yayımlanan tüm içeriklerin (metin ve görsel materyaller) telif hakları dergiye aittir. Dergide yayımlanmak üzere kabul edilen makaleler için telif hakkı ya da başka bir ad altında ödeme yapılmaz ve yazar(lar)dan makale işlem ücreti alınmaz; ancak yeniden baskı (reprint) talepleri yazarın sorumluluğundadır.
Bilimsel bilgi ve araştırmalara küresel açık erişimi teşvik etmek amacıyla TÜBA, çevrim içi olarak yayımlanan tüm içeriklerin (aksi belirtilmedikçe) okuyucular, araştırmacılar ve kurumlar tarafından serbestçe kullanılmasına izin vermektedir. Bu kullanım, eserin kaynağının belirtilmesi koşuluyla ve ticari amaç dışında, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) Uluslararası Lisansı kapsamında mümkündür. Ticari kullanım veya lisans istisnaları ile ilgili izinler için lütfen dergi ile iletişime geçiniz.