Ermenistan'ın Neolitik ve Kalkolitik dönem kültürleri yakın zamanlara kadar yalnızca farklı höyüklerde yapılan küçük çaplı kazı çalışmalarından biliniyordu. 1999-2004yılları arasında Ermeni-Fransız ortak projesi olarak Arastashen yerleşiminde yürütülen kazı çalışmaları, tabakalanmış Neolitik ve Kalkolitik dönem dolgularıyla, MÖ 6. ve 5. binyılda görülen kültürel ve ekonomik gelişmeleri değerlendirmemize olanak sağlayan anahtar bir yerleşim durumuna gelmiştir. Ağrı Ararat Ovası'nda, Sev Jur vadisinde, deniz seviyesinden 838 m yükseklikte bulunan Aknashen-Khaturnarkh/Aknashen, 100 m çapı ve 3,5 m yüksekliği olan bir höyük yerleşimidir. Geniş çaplı yürütülen çalışmalarda 313 m2'lik bir alan kazılmıştır.Çanak çömlek üzerinde yapılan değerlendirmelere göre en üst tabaka I Kalkolitik, bunun altında bulunan tabakalar ise II-V Neolitik döneme ait olmak üzere höyükte beş ana evre belirlenmiştir. Bunlardan en alt evreyi temsil eden tabaka V, sadece A açmasında ayrıntılı olarak kazılmıştır. Yapılan toprak analizleri, höyükte hem insan etkili, hem de doğal etkenlerle oluşmuş dolguların incelenmesine olanak sağlamıştır.7 no'lu açmada hocker pozisyonunda gömülmüş olan bir çocuk iskeleti üzerinde yapılan değerlendirmelerin, gömü-tün olasılıkla Neolitik döneme ait olduğunu ortaya koyması, bunun şimdiye kadar Ermenistan'dan bilinen en eski gömüt olması açısından önem taşımaktadır.Radyokarbon ölçümleri için höyükten alınan 24 örneğin 18 tanesi Neolitik dolgulardandır Tablo 1 . Höyükte bulunan 7000den fazla çanak çömlek parçası içinde yalnızca 9 tanesinin ithal mal olduğu belirlenmiştir. Höyükte bulunan 22485 tane yontmataş bulgunun % 96'sı obsidyenden oluşur; çakmaktaşı ve kuvartz gibi hammaddelerden yapılmış alet ve yonga sayısı ise oldukça düşüktür. Kaynak analizine göre yerleşimde bulunan obsidyenler 10 ayrı kimyasalın bileşimini içermekte ve obsidyenlerin büyük bir kısmının 3 ana kaynaktan temin edildiği anlaşılmaktadır. Yontmataş aletlerin büyük bir kısmını dilgi üzerine yapılan aletler oluştururken, yongaların sayısı özellikle Kalkolitik dönemde oldukça azalmıştır. Özellikle alt tabakalarda çok sayıda öğütmetaşı ve bunlar ile ilişkili olarak sıkıştırılmış toprak kenarları, çakıl döşeli tabanları olan ocakyerleri bulunmaktadır. Ögütmetaşları genelde bazalt ve tüfgibi püskürük kayaçlar ayrıca az sayıda granit ve kireçtaşından da yapılmıştır. Öğütmetaşlarının yanı sıra çok sayıda vurgu taşı da bulunmaktadır. Bakır ve taştan küçük boncuklar, gerdan-çeler, delinmiş hayvan dişleri, deniz kabukları süs eşyaları arasında sayılabilir. Bakır, Neolitik tabakalarda da kullanılmıştır. Kazıda çıkan çok sayıdaki kemik ve boynuz aletlerin arasında bız ve deliciler çoğunluktadır.Hayvan kemiklerinin analizinde balıklar, sürüngenler, kuşlar ve memeli hayvanlardan oluşan 30 farklı hayvan türü belirlenmiştir. Evcilleştirilmiş hayvanlar arasında başta keçi ve koyun olmak üzere, sığır, domuz ve köpekyer almaktadır; ancak yabani hayvanlardan da yararlanıldığı kuşkusuzdur. Tablo 8’de de görüleceği gibi bitki analizleri de zengin bir çeşitlilik göstermektedir. Karbonlaşmış ağaç kalıntıları arasında genelde dere yataklarında yetişen ağaç türleri yoğunluktadır.Sonuç olarak, Aknashen-Khatunarkh yerleşimi, MÖ 6. ve 5. binyıllarda sadece Ermenistan değil, tüm Güney Kafkaslar için kesintisiz tabakalanmasıyla önemli bir yerleşim yeridir. Alt tabakalarda V-IV sıkıştırılmış çamurdan yapılmış yuvarlak planlı yapılar, zengin bir kemik ve yontmataş buluntu topluluğu olan ve çanak çömlek üretiminin ilk evrelerini tanımlamamızı sağlayan önemli katmanlar kazılmıştır. Alt tabakalardan itibaren evcilleştirilmiş bitki ve hayvan türleri bulunmaktadır. Neolitiğin son evrelerinde III-II çanak çömlek kullanımı artmakta, taş ve kemik aletler ise azalmaktadır. Bu dönemde göçebe yaşama geçiş olabileceğini gösteren bazı izlere rastlanılmıştır. Kalkolitik dönemde I çanak çömlekte saman katkıda büyük bir artış izlenmekte Sioni kültürünü andıran ağız, tutamak ve bezemeli parçalar bulunmaktadır. Bu sayede Aknashen-Khatunarkh çanak çömleği, Son Neolitik ve İlk Kalkolitik arasındaki geçiş evresi hakkında önemli verilere ulaşmamızı sağlamaktadır. Vurgulanması gereken iki önemli unsur ise: a evreler arası geçişin yavaş ve uzun sürdüğü, b bir devamlılık olsa da genel olarak bakıldığında dönemler arasındaki farklılıkların da belirgin olduğudur.
This paper presents the preliminary results of the excavations ofAknashen-Khatunarkh, a Neolithic site in the plain of Ararat. More than 300 m2 has been excavated of this tell, which is about 100 m in diameter and 3,5 m in height. The cultural layer, more than 4 m thick, was subdivided preliminarily into five horizons, the upper one I belonging to the Early Chalcolithic and the others II-V to the Late Neolithic. A series of14C dates enables dating the Neolithic horizons to the first half of the 6th millennium
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2010 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2010 Sayı: 13 |
Vedat Dalokay Caddesi No: 112 Çankaya 06670 ANKARA
tuba-ar@tuba.gov.tr
(+90) (212) 219 16 60
TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology (TÜBA-AR), dergide yayımlanan makalelerde ifade edilen görüşleri resmî olarak benimsememekte ve derginin basılı ya da çevrim içi sürümlerinde yer alan herhangi bir ürün veya hizmet reklamı konusunda garanti vermemektedir. Yayımlanan makalelerin bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir.
Makalelerle birlikte gönderilen resim, şekil, tablo vb. materyaller özgün olmalı ya da daha önce yayımlanmışlarsa, hem basılı hem de çevrim içi sürümlerde yayımlanmak üzere eser sahibinden alınmış yazılı izinle birlikte sunulmalıdır. Yazar(lar), dergide yayımlanan çalışmalarının telif hakkını saklı tutar. Makale dergide yayımlandığında, mali haklar ve umuma iletim hakları, işleme, çoğaltma, temsil, basım, yayın ve dağıtım hakları TÜBA’ya devredilecektir. Yayımlanan tüm içeriklerin (metin ve görsel materyaller) telif hakları dergiye aittir. Dergide yayımlanmak üzere kabul edilen makaleler için telif hakkı ya da başka bir ad altında ödeme yapılmaz ve yazar(lar)dan makale işlem ücreti alınmaz; ancak yeniden baskı (reprint) talepleri yazarın sorumluluğundadır.
Bilimsel bilgi ve araştırmalara küresel açık erişimi teşvik etmek amacıyla TÜBA, çevrim içi olarak yayımlanan tüm içeriklerin (aksi belirtilmedikçe) okuyucular, araştırmacılar ve kurumlar tarafından serbestçe kullanılmasına izin vermektedir. Bu kullanım, eserin kaynağının belirtilmesi koşuluyla ve ticari amaç dışında, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) Uluslararası Lisansı kapsamında mümkündür. Ticari kullanım veya lisans istisnaları ile ilgili izinler için lütfen dergi ile iletişime geçiniz.