Osmanlı Devleti’nin XIX. yüzyılda karşı karşıya kaldığı iç ve dış tehditler, merkezi otoritenin yeniden sağlanması ve imparatorluk sınırları içerisindeki farklı etnik ve dini unsurların bütünlüğünün korunmasını zaruri hale getirmişti. Bu buhranlı dönemde tahta çıkan II. Abdülhamid (1876–1909), devletin bekasını sağlamak amacıyla çeşitli politikalar geliştirmiştir. Bu politikaların en dikkat çekici olanı, dış politikada bir denge unsuru, iç politikada ise birleştirici bir güç olarak kullandığı Panislamizm de denen İslam birliği politikasıdır. II. Abdülhamid dönemi kendinden önceki padişahlardan farklı olarak Osmanlı siyasi tarihinde İslami kimliğin ve halifelik makamının iç ve dış siyasette etkin biçimde kullanıldığı bir dönem olarak öne çıkmaktadır. Panislamizm yalnızca siyasi değil aynı zamanda stratejik, dini ve ideolojik boyutlara da sahiptir. Osmanlı topraklarındaki Müslüman unsurları Halifelik makamının vermiş olduğu güç ve yetkiyle merkezi otorite etrafında birleştirmek suretiyle hem İslam dünyasının liderliğini yapmak hem memleket içindeki farklı etnik kökenlere sahip Müslüman toplulukların imparatorluktan kopmasını engellemek hem de Batılı emperyalist devletlerin sömürgelerindeki Müslüman halka bir umut olarak bu devletlerin sömürgelerindeki hâkimiyetini sarsmak gibi amaçlara hizmet edecek olan Panislamizm’in Panislamizm ideolojisi gereği halifelik makamının yeniden ön plana çıkarılması ve İslam dünyasıyla doğrudan iletişim kurulması gerekmekteydi. Bu nedenle somut bir adım olarak Hicaz Demiryolu Projesi düşünülmüştü. Şam-Medine arasında yapılacak olan bu demiryolu projesi ile kutsal topraklara ulaşım hızlı ve güvenli hale gelecek, buralarda merkezi otorite artacak, olası tehlike durumlarında asker sevkiyatı kolaylaşacaktı. Tüm dünya Müslümanları arasında büyük bir uyanış yaratarak Batılı güçlere Müslüman dayanışmasını göstermek suretiyle bir göz dağı olan bu proje Panislamist ideolojinin adeta bir uygulama alanıdır. Bu çalışmanın amacı, Hicaz Demiryolu’nun II. Abdülhamid’in Panislamizm politikasıyla olan ilişkisini, demiryolunun bu siyaset kapsamındaki ideolojik, siyasi ve dini rolünü ortaya koymaktır. Bu doğrultuda demiryolu fikrinin ortaya çıkışı, inşa süreci, finansman kaynakları, dünya Müslümanları arasında uyandırdığı yankı, projenin Panislamizm ideolojisine ne kadar katkıda bulunduğu ve projenin Osmanlı iç ve dış politikası içerisindeki yeri değerlendirilecektir.
Şimdiden çok teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Dünyası Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 3 |