Within the framework of energy policies in the Eurasian region, the energy relations between the EU, Turkey, and Russia—three key players—occupy a special place within the broader context of political, economic, and security relations. As a producer and primary supplier of fossil fuels, Russia relies on the EU as its largest demand market. Along the transit routes for these resources, Turkey has emerged as the most reliable alternative transit country, particularly following the Russia-Ukraine crises. The energy relations between these actors, positioned along the supply-transit-consumption chain, have begun to show potential for moving into an unpredictable direction, especially with the Russia-Ukraine war. In order to draw conclusions about the possible trajectories of these actors and their energy relations in the environment created by the ongoing war and uncertainty, this study draws on the Neo-classical Realist theoretical framework, which allows these relations to be treated as inputs in an equation.
Tüm dünyada ve özelde Avrasya sahasında yükselen güvenliği meselesinde en önemli aktörlerinden biri Rusya’dır. Rusya’nın dış politikasında enerji kaynakları, üretimi ve ihracatı önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla diğer devletlerle ilişkilerinde enerjiye dayalı dış politika kararları belirleyici bir güce sahiptir. Rus dış politikasında enerjinin etken olduğu kararların ve diğer aktörlerle ilişkilerine yansımasının incelenmesi gereklidir. Bir önemli konu da enerjiyi merkeze alan dış politika kararlarının ve neticede kurulan ilişkilerin hangi teorik perspektiften analiz edilebileceğidir. Bu açıdan realist paradigmanın yükselen bir üyesi olan neoklasik realizm uygun bir analiz çerçevesi sunmaya adaydır. Bu çalışmada Rus dış politikasında enerjinin ve enerji güvenliğinin nasıl belirleyici bir rol oynadığı, 2000-2024 arasında Türkiye ile kurduğu enerji ilişkilerinin neoklasik realist çerçevede araştırılmasıyla ortaya konmaktadır. Öncelikle bu çalışmanın teorik temelini oluşturan neoklasik realizmin çerçevesi ana hatlarıyla ortaya konmakta, ardından bu çerçeve dahilinde enerji-enerji güvenliğine ilişkin neoklasik realist yaklaşım, Rus dış enerji politikasına ağırlık verilerek tespit edilmektedir. Son olarak ise Rusya’nın dış politikasında Türkiye’yle geliştirdiği enerji ilişkilerine dair kararlar, kronolojik olarak 2000-2024 yıllarını kapsayan süreçte alt dönemler itibariyle incelenmektedir. Bu süreçte neoklasik realist perspektiften Türkiye’nin Rus dış enerji politikasında Türkiye-Rusya arasındaki gerilimli dönemlere rağmen, Ukrayna’ya alternatif transit olarak konumlandırılmasının Rus karar alıcılar tarafından algılanan nispi gücün bir yansıması olduğu ve bu yüzden Türkiye’ye yönelik daha çok etki araçları yoluyla bu amaca ulaşılmanın amaçlandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |