Bu makale, Türkiye’nin Türk dünyasına yönelik politikalarının tarihsel gelişimi, kurumsallaşma süreci ve günümüzdeki işleyişini kapsamlı bir biçimde incelemektedir. Soğuk Savaş döneminde, Türkiye’nin kültürel ve diplomatik girişimleri, Pan-Türkizm ve dil-tarih çalışmaları ekseninde, Sovyetler Birliği’nin Türk kimliğini bastırma politikalarına rağmen bir süreklilik göstermiştir. Turgut Özal dönemiyle birlikte ekonomik, kültürel ve diplomatik politikalar ön plana çıkarak Türk dünyasıyla ilişkilerde yeni bir stratejik yaklaşım geliştirilmiştir. 1992 sonrası, Ankara Zirvesi ve sonraki toplantılar aracılığıyla kurumsallaşma süreci başlamış; TÜRKSOY, Türk Akademisi ve TÜRKPA gibi ara kurumlar, iş birliğinin kültürel, akademik ve siyasi boyutlarını desteklemiştir. 2009 Nahçıvan Anlaşması ile kurulan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi, 2021’de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak güçlendirilmiş ve uluslararası hukuka dayalı daimî bir örgüt yapısına kavuşmuştur. TDT’nin temel ideolojik çerçevesini oluşturan “Tek Millet, Çok Devlet” anlayışı, üye devletler arasındaki eşitliği, karar alma mekanizmalarını ve stratejik iş birliğini şekillendirmektedir. 2020 Karabağ Zaferi sonrası dayanışma ve güvenlik odaklı politikalar, TDT’nin siyasi ve stratejik kapasitesini pekiştirmiştir. Ayrıca ortak tarih, kültür, eğitim ve medya politikaları, uzun vadeli entegrasyon ve “yumuşak güç” stratejisinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Bu çalışma, Türk dünyasıyla ilişkileri dönemsel kopuşlar yerine tarihsel ve kurumsal süreklilik ekseninde ele alarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. 1920’lerdeki fikri kökler ile Türk Devletleri Teşkilatı’nın güncel kurumsal yapısı arasındaki bağ, yol bağımlılığı yaklaşımı çerçevesinde analiz edilmektedir.
Türk Dünyası Türkiye Türk Devletleri Teşkilatı Tek Millet Çok Devlet Kurumsallaşma
This article provides a comprehensive examination of Turkey’s policies toward the Turkic world, their historical development, institutionalization process, and current functioning. During the Cold War, Turkey’s cultural and diplomatic initiatives, centered on Pan-Turkism and language-history studies, maintained continuity despite the Soviet Union’s policies aimed at suppressing Turkic identity. With the Turgut Özal era, economic, cultural, and diplomatic policies came to the forefront, introducing a new strategic approach in relations with the Turkic world. After 1992, the institutionalization process began through the Ankara Summit and subsequent meetings; intermediary institutions such as TÜRKSOY, the International Turkic Academy, and TÜRKPA supported cultural, academic, and political cooperation. The Cooperation Council of Turkic Speaking States, established by the 2009 Nakhchivan Agreement, was strengthened in 2021 as the Organization of Turkic States (OTS), forming a permanent structure based on international law. The ideological framework of OTS, “One Nation, Multiple States,” shapes equality among member states, decision-making mechanisms, and strategic collaboration. Following the 2020 Karabakh Victory, solidarity and security-focused policies reinforced OTS’s political and strategic capacity. Additionally, joint policies in history, culture, education, and media constitute the cornerstone of long-term integration and “soft power” strategy. By combining historical perspectives with the contemporary institutional structure, this article offers a holistic analysis of Turkey-Turkic World relations across cultural, diplomatic, and strategic dimensions
Turkic World Turkey Organization of Turkic States Institutionalization One Nation Multiple States
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Dünyası Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |