Bullying, which has become increasingly visible in contemporary schools, refers to intentional and repetitive patterns of behavior grounded in a power imbalance that inflict physical or emotional harm on the targeted individual. National and international studies indicate that the rates of both bullying perpetration and victimization among students remain high; this, in turn, increases physical, psychological, sexual, and cyber victimization, reduces academic achievement, and adversely affects psychosocial development. This study examines the definition, types, and prevalence of bullying; its multidimensional effects on students; and the roles of the family, school, peer environment, and media. A qualitative research design was adopted, and document analysis was employed as the data collection method. Findings in the literature reveal a negative correlation between individuals’ value levels and bullying tendencies: as value orientations are strengthened, tendencies toward bullying and violence decrease, whereas in contexts where bullying is intense, value orientations weaken. Accordingly, values education is a critical tool that supports both character development and a sense of social responsibility. In addition to the family and school, teachers’ role-modelling function, the creation of a safe and inclusive school climate, and strong school-family communication serve as protective factors against bullying. The regular monitoring of violence and bullying in schools and a comprehensive assessment of the current situation are essential for developing effective intervention and prevention strategies. In this process, it is important that all stakeholders act in cooperation and in a sustainable manner.
Religious Education Values Education Bullying; Peer Bullying Family School Climate
Günümüz okullarında giderek görünür hâle gelen zorbalık, güç dengesizliğine dayanan, hedef alınan bireye fiziksel ya da duygusal zarar veren kasıtlı ve yinelenen davranış örüntüleridir. Ulusal ve uluslararası araştırmalar, öğrenciler arasında zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma oranlarının yüksek olduğunu; bunun da fiziksel, psikolojik, cinsel ve siber mağduriyeti artırarak akademik başarıyı düşürdüğünü ve psikososyal gelişimi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Bu çalışma, zorbalığın tanımını, türlerini ve yaygınlığını; öğrenciler üzerindeki çok boyutlu etkilerini ve aile, okul, akran çevresi ile medyanın rolünü ele almaktadır. Nitel araştırma deseni benimsenmiş, veri toplama yöntemi olarak doküman analizi kullanılmıştır. Alan yazınındaki bulgular, bireylerin değer düzeyi ile zorbalık eğilimleri arasında negatif bir korelasyon olduğunu ortaya koymaktadır: Değer yönelimleri güçlendikçe zorbalık ve şiddet eğilimleri azalmakta, zorbalığın yoğun olduğu ortamlarda ise değer yönelimleri zayıflamaktadır. Bu nedenle değerler eğitimi hem karakter gelişimini hem de toplumsal sorumluluk duygusunu destekleyen kritik bir araçtır. Aile ve okulun yanı sıra öğretmenlerin rol modeli olması, güvenli ve kapsayıcı bir okul iklimi ile güçlü okul-aile iletişimi, zorbalığa karşı koruyucu işlev görmektedir. Okullarda şiddet ve zorbalığın düzenli izlenmesi ve mevcut durumun kapsamlı biçimde değerlendirilmesi, etkili müdahale ve önleme stratejilerinin geliştirilmesi için gereklidir. Bu süreçte tüm paydaşların işbirliği ve süreklilik içinde hareket etmesi önemlidir.
Din Eğitimi Değerler Eğitimi Zorbalık Akran Zorbalığı Aile Okul İklimi
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Değerler Eğitimi, Din Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 20 |
Türkiye Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır.