Nizami Gencevi, kendisinden sonra bir ekol oluşturan ve yüzyıllar boyunca etki alanını koruyan sanatçılardan biridir. Onun yaratıcılığının etkilerini sadece Türk edebiyatında değil, diğer milletlerin edebiyatlarında da görmekteyiz. Şairin sanatsal mirası her zaman edebiyat araştırmalarının odağında yer almış ve çeşitli yönlerden araştırmalara konu olmuştur. Nizami'nin eserlerini kapsamlı bir şekilde araştıran Azerbaycanlı ve Doğulu bilim adamları arasında M.E.Rasulzade, H.Araslı, A.Sultanlı, A.J. Krimski, E.E. Bertels, Y.N. Marr, De Erbel, H.Purqshtal, E. Browne, F. Erdman, F. Sharmura, A. Krimski, Y. Marr M. Rafili, A.Alizade, M.Guluzade, A.N. Boldyrev, R.Aliyev, J. Mustafayev, R.Azade, V.Arzumanli, İ.Habibbayli ve diğer isimlerden bahsedilebilir. Buna rağmen Nizami Gencevi'nin yaratıcılığının incelenmesine ve "Hamse" temalarının etki alanının analiz edilmesine hala ihtiyaç vardır. Makalede Nizami Gencevi'nin yaratıcılığına ve onun etki alanının incelenmesine yeni bir bakış açısı getirilmesi, bilinen çalışmaların günümüze ne ölçüde uygun olduğunun ortaya konulması ve şairin faaliyetinin modern bağımsız devletçilik ilkelerine dayalı olarak Türkçülük bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca N.Gencevi'nin yaratıcılığının incelenmesinden yola çıkarak şairin "Hamse"da yer alan eserleri ile dünyaca ünlü yazarların eserleri arasında yapılan karşılaştırmalara dikkat çekilmektedir.
Uzun yıllar boyunca Nizami'nin yaratıcılığı yapay olarak Avrupa hümanizmi ile ilişkilendirilerek İslam kültüründen ve onun tarihi-felsefi içeriğinden ayrıştırılmıştır. Şairin eserlerinde Türkçülük fikirleri ütopik sosyalizm ilkelerine dayalı olarak çarpıtılmış ve Sovyetlerin Nizami olgusuna yönelik eleştirel tutumu absürt sonuçlara yol açmıştır. Örneğin edebiyat araştırmalarında Nizami-Shakespeare ilişkileri uzun süredir konuşulmakta ve birçok durumda şairin eserlerinin derin felsefi kökleri yeterince ortaya çıkarılamamaktadır. Makalede bu konuların yanı sıra Nizami'nin eserlerinin Rusçaya tercümesine yönelik tutum da vurgulanmaktadır. Dolayısıyla şairin yaratıcılığının veya etki alanının araştırılmasında eserlerinin tercümesinin kalitesi ile ilgili konulara dikkat edilmesi önemli bir rol oynamaktadır. Nizami'nin fikirleri Sovyet dönemi edebiyat çalışmalarında kasıtlı olarak çarpıtılmış, eserleri bazen ideolojik olarak yanlış tercüme edilmiştir. Örnek olarak şairin eserleri 1986'da Moskova'da (beş cilt, Rusça) ve 1989'da Bakü'de ("Azerbaycan edebiyat kütüphanesi - 20 cilt" serisinin 5. cildi, Rusça) yayınlandı. Bu dönem bağımsızlığa yakın, ama yine de Sovyet dönemidir. Bu çevirilerde "Hüsrov ve Şirin"in ana karakterlerinden biri olan Şirin'in etnik-milli bağlantısı sorgulanıyor. Berde yanlışlıkla Ermenistan'ın başkenti olarak gösteriliyor. Bu tür yanlış çeviriler K. Lipskerov'un Farsçadan Rusçaya çevirdiği "İskendername" eserinde de yer almaktadır. Nizami döneminde kabile veya halk adlarının değişmesi ve farklı adlandırmaların dikkate alınmaması nedeniyle bu tür çarpıtmalar Sovyet döneminde yaygınlaştı. Eski Ermenlerin (Ərmən) adı siyasi amaçlarla Ermeni haylara uygulandı. Eski SSCB döneminde dünya halklarının Azerbaycan edebiyatını, özellikle Rus dili aracılığıyla öğrendiğini dikkate alırsak, bu tür çevirilerin ne kadar zararlı olduğu ortaya çıkar.
Nizami ile ilgili araştırmalarda onun eserlerinin ve etki alanının incelenmesi sürecinde analitik yöntemden, Nizami'nin Shakespeare ile ilişkilerinin incelenmesinde karşılaştırmalı yöntemden yararlanılmaktadır.
Nizami Hamse Hüsrev ve Şirin İskendername Shakespeare türkçülük çeviri eleştiri
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, çalışmanın Committee on Publication Ethics (COPE)' in tüm şartlarını ve koşullarını kabul ederek etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim. Herhangi bir zamanda, çalışmayla ilgili yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması durumunda, ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.
Merhaba sayın Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi ekibi! Makalemi incelemek için harcadığınız zaman ve çabadan dolayı gerçekten minnettarım. Makalemin derginizde yayınlanacağı haberini sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyorum. Lütfen emeği geçen herkese şükranlarımı iletin. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Sayqılarla, Tora Mammadova
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebi Teori, Ortaçağ Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 1 |