Mevlana's Mesnevi is a work that has had the greatest influence on Turkish literature, art, and cultural life; more accurately, it is a work that has shaped Turkish wisdom. Commentaries on the Mesnevi vary in quality. In addition to commentaries on the entire Mesnevi, there are commentaries on the first volume, on selected parts, and on the first eighteen verses. Although more than thirty commentaries on the Mesnevi have been written over the centuries, the entire Mesnevi has been commented on seven times to date. In this study, we will examine many commentaries on the Mesnevi and comment on the twenty-third verse of the Mesnevi in light of classical commentaries and commentaries made in recent times. The commentaries of classical commentators are explained and partially summarized; then, this information is evaluated together with commentaries from recent times. Commentaries by classical commentators such as Şem'i, Ankaravi, Bursevi, Murad Molla, Şifayi, and Sabuhi Ahmed Dede, and by recent commentators such as Tahirü'l-Mevlevi, Ahmed Avni Konuk, and Abdülbaki Gölpınarlı have been examined and evaluated. When classical and modern commentaries are considered together, Mevlana speaks through the metaphor of the ney in the first eighteen verses, but in the twenty-third verse, he speaks directly without the need for symbols. Mevlana sees love as a physician who is the cure for all our troubles. In this address to love, Mevlana explains both how he himself was cured of all his troubles through love and how the reader can be cured of their troubles. In this verse, Mevlana states that love is both a skilled doctor and an appropriate cure for physical, moral, and spiritual illnesses.
Classical Turkish literature Mevlana Mesnevi commentary commentator
-
-
-
-
Mevlânâ’nın Mesnevî’si Türk edebiyatı, sanatı ve kültür hayatı üzerinde en çok tesiri olan, daha doğrusu Türk irfanını şekillendiren bir eserdir. Mesnevî şerhleri nitelik bakımından farlılıklar arz eder. Zira Mesnevî’nin tamamına yapılan şerhlerin yanında birinci cildine, seçilen bir kısmına ve ilk on sekiz beytine yazılan şerhler vardır. Mesnevî’nin, çeşitli yüzyıllarda otuzdan fazla şerhi yapılmakla birlikte Mesnevî’nin tamamı günümüze kadar yedi defa şerh edilmiştir. Bu çalışmamızda, birçok Mesnevî şerhlerini inceleyerek, Mesnevî’nin yirmi üçüncü beytini klasik şerhler ve yakın dönemde yapılan şerhler ışığında şerh edeceğiz. Klasik şârihlerin şerhleri açıklanarak ve kısmen özetlenerek verilmiş; daha sonra bu bilgiler yakın dönem şerhleri ile birlikte değerlendirilmiştir. Klasik dönem şârihlerinden Şem’î, Ankaravî, Bursevî, Murad Molla, Şifâyî, Sabûhî Ahmed Dede; yakın dönem şârihlerinden ise Tahirü’l-Mevlevî, Ahmed Avni Konuk ve Abdülbaki Gölpınarlı şerhleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Klasik ve yakın dönem şerhleri birlikte değerlendirildiğinde, ilk on sekiz beyitte ney metaforu üzerinden konuşan Mevlânâ, yirmi üçüncü beyitte sembole gerek duymaksızın kendisi konuşmaktadır. Mevlânâ, aşkı bütün dertlerimizin devası olan bir tabip olarak görmektedir. Buradaki aşka olan hitapta aslında Mevlânâ hem kendi dertlerinden aşk yoluyla bütün dertlerinden nasıl kurtulduğunu hem de okuyucusunun dertlerinden nasıl kurtulacağını açıklamaktadır. Mevlânâ bu beyitte aşkın, bedenî ahlaki ve ruhani hastalıklar için hem bir maharetli doktor hem de uygun deva olduğunu bildirmektedir.
-
Yok
-
-
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Sahası Dışındaki Klasik Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | - |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: "Dinle Neylerden II" Mesnevî'nin 19-35. Beyit Şerhleri Özel Sayısı |