Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Nâzım Hikmet, daha çok şair kimliğiyle tanınsa da, 1920’li ve 1930’lu yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan düzyazılarıyla, edebiyat dünyasında olduğu kadar Türk düşünce hayatında da önemli izler bırakmıştır. Ayrıca Hikmet’in cezaevinde bulunduğu yıllarda ailesine ve arkadaşlarına gönderdiği mektuplardaki siyasi ve toplumsal değerlendirmeler de, Türkiye’deki siyasal düşüncenin şekillenmesinde etkili olmuştur.
18. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan ve 19. yüzyılda gelişerek tüm dünyaya yayılan milliyetçilik/millîlik düşüncesi, 20. yüzyılda Türkiye’de de toplumsal ve düşünsel hayatta yürütülen tartışma konularının başında gelmiştir. Nâzım Hikmet, söz konusu tartışmalar içerisinde, komünistlerin millî olmadığı savına karşı çıkarak dünyada ve Türkiye’de yaşanan politik gelişmelerden hareketle asıl yurtseverlerin komünistler/sosyalistler olduğunu ileri sürmüş, bunu yaparken de antiemperyalizmi millîliğin temel ölçütü saymıştır.
Nâzım Hikmet’in düzyazılarındaki değerlendirmelerde, millîlik düşüncesinin emperyalizm ve kapitalizm karşıtlığı üzerine inşa edildiği görülür. Laik, demokratik, insancıl ve halkçı anlayışla şekillendirilen bu millîlik düşüncesinde, komünizmle sentezlenmiş bir milliyetçilik tasavvuru öne çıkar. Bu makalede Hikmet’in sözü edilen millîlik düşüncesindeki antiemperyalizm olgusu incelenmeye çalışılacaktır.
Nâzım Hikmet Milliyetçilik Millîlik Antiemperyalizm Komünizm
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |




