Yüzyıllar boyu toplumların yeryüzünde bıraktıkları mimari yapılar, sözlü ve yazılı eserler, sanat ürünleri, ibadet merkezleri insanlığa ait birer kültür hazinesidir. Kendilerinden sonraki nesillere yalnız somut ürünler bırakmayan toplumlar aynı zamanda geçmiş yaşamlarından elde ettikleri deneyimlerini sözlü olarak nesilden nesile aktararak gelecek kuşaklara kimi zaman öğüt kimi zaman da uyarı niteliğinde birtakım özlü sözler bırakmışlardır. Kadim bir geleneğe ve köklü bir tarihi geçmişe sahip olan Türk toplumu geçmişte yaşadığı acı tatlı deneyimlerini kısa ve özlü olarak ifade etmiş, şifahi geleneğin en önemli unsurlarından olan atasözleri ve deyimler vasıtasıyla kendi hayat tecrübelerini kuşaktan kuşağa nakletmiştir. Ortak kültür hazinesinin önemli ögelerinden olan atasözleri ve deyimler Türk dünyasındaki benzerlikleri göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bugün Kazak coğrafyasında kullanılan bir atasözü veya deyim hiçbir değişikliğe uğramadan ya da birtakım ses değişiklikleriyle Özbekler, Türkmenler, Kırgızlar arasında da kullanılmaktadır. Bu durum Türklerin ortak bir kültürel mirastan, ortak bir geçmişten ve ortak bir coğrafyadan geldiğinin en önemli kanıtıdır. Günümüzde suni olarak çizilmiş haritalara rağmen Türk dünyası arasındaki güçlü bağın en önemli göstergesi atasözleri ve deyimlerdir. Bu çalışmada insan anatomisine dair ağız, el, baş, kulak gibi temel organlara ait atasözleri ve deyimler Türkiye Türkçesi ile Kazan-Tatar Türkçesi merkezinde ele alınmış, iki toplum arasındaki ortak duyuş, düşünüş ve yaşayış ortaya konmaya çalışılmıştır.
Çalışmada Etik İzne gerek yoktur.
Teşekkürler
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kuzey-Batı (Kıpçak) Türk Lehçeleri ve Edebiyatları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |




