Cinsiyet insanların tanımlanıp tasnif edilmesinde başvurulan ölçütlerden biridir. Toplumsal cinsiyet rolleri de çocukluktan itibaren bireylere aşılanır ve performatif biçimde kurularak sürekli tekrar edilir ve norm hâlini alır. Kadın ve erkek cinsiyetleri üzerinden şekillendirilen toplumsal cinsiyet kadına ve erkeğe bazı roller atanmasını sağlar. Erkeklerin dış dünyaya kadınların ise evdeki içkinlik alanlarına ait olduğundan hareketle toplumsal alanda bir iş bölümüne de gidilir. Toplumsal cinsiyet normları her toplumda olduğu gibi Osmanlı toplumunda da benzeri bir ikilik üzerine kuruludur. Bununla birlikte kadına ve erkeğe çizilen sınırlar Tanzimat’tan sonra tartışmaya açılır. Kadının toplumdaki ikincil konumu edebî eserlerde de kendini gösterir. Modernleşen bireyin kamusal ve özel alanda kendini var etme çabası roman ve hikâyelerde işlenen konulardır. Hâlit Ziya da romanlarında ve hikâyelerinde kadın-erkek ilişkilerini, evlilik ve aile konularını işler. Toplumsal cinsiyetin dayattığı rollere uyum sağlayamayan bireylerin ve özellikle kadınların dramını ve iç dünyalarını yansıtan metinler kaleme alır. Bunlardan biri de Mehasin’de yayımlanan ve beş mektuptan oluşan “Valide Mektupları” hikâyesidir. Hâlit Ziya’nın mektup tekniğinden faydalanmak suretiyle sözü kadın kahramana bıraktığı bu hikâye, evliliğinde yaşadığı sorunları ve ev içinde uğradığı baskıyı kabul etmeyip eşinden ayrılan bir kadının kızıyla dertleşmesini ele alır. Hikâyenin kahraman anlatıcısı Semiha’nın bir birey olarak kendini var etme çabası mektuplar aracılığıyla okura gösterilir. Bu çalışma, söz konusu hikâyede toplumsal cinsiyetin nasıl işlediğini, kadınlık ve erkeklik durumlarının, evliliğin ne gibi toplumsal kodlar etrafında üretildiğini ortaya koyacaktır.
Hâlit Ziya Valide Mektupları toplumsal cinsiyet kadınlık annelik erkeklik ikinci cins
Gender is one of the criteria used to define and classify people. Gender roles are instilled in individuals from childhood and through performative construction, are constantly repeated, becoming the norm. Gender, shaped through the genders of male and female, allows for the assignment of certain roles to men and women. Given that men belong to the outside world and women to the immanent spheres of the home, a division of labor is also established in the social sphere. As in every society, gender norms are based on a similar dichotomy in Ottoman society. However, the boundaries drawn for women and men became debatable after the Tanzimat reforms. Women’s secondary position in society also manifests itself in literary works. The modernizing individual's struggle to assert themselves in both public and private spheres are themes explored in novels and short stories. Hâlit Ziya also explores male-female relationships, marriage, and family in his novels and short stories. He writes texts that reflect the drama and inner worlds of individuals, especially women, who cannot adapt to the roles imposed by gender. One of these is the story “Valide Mektupları”, a collection of five letters published in Mehasin. Utilizing the epistolary technique by Hâlit Ziya, this story leaves the conversation to the female protagonist. It explores the troubles she experiences in her marriage and the pressure she faces within the home, and the woman who breaks up with her husband and confides in her daughter. The story's heroine, Semiha, reveals her struggle to establish herself as an individual through the letters. This study will explore how gender operates in this story, the social codes surrounding femininity and masculinity, and the ways in which marriage is constructed.
Hâlit Ziya Valide Mektupları gender femininity motherhood masculinity second sex
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |




