Türk sineması Yeşilçam döneminin oluşum aşamasında (1948-1959) kitlesel ve seri film üretimine geçebilir. Ana akım Türk sinemasının sistematik üretimi beş popüler tür (melodram, tarihi film, polisiye, komedi, köy filmi) etrafında standartlaşır. Türk sinema tarihinin angaje hareketi Toplumsal Gerçekçilik, Metin Erksan’ın eserleriyle doğar. Erksan, anaakım Türk sinemasının standartlaşmış türlerini oluşturan tarihi filmi (Dokuz Dağın Efesi, 1958), polisiyeyi (Gecelerin Ötesi, 1960; Suçlular Aramızda, 1964), melodramı (Acı Hayat, 1962) ve köy filmini (Yılanların Öcü, 1962; Susuz Yaz, 1963) biçimde modern içerikte realist estetikle yenileştirir. Erksan’ın toplumsal gerçekçi sinema hareketinde başarıyla yaptığı bu iki uyarlama, köy filmleri paradigmasını değiştirir ve aydınların dikkatini yerli sinemaya çeker. 1965’te İstanbul’da kurulan Sinematek Derneği’de kümelenen bir grup sosyalist aydın Yeşilçam’a karşı Yeni Sinema’yı yani politik angajmanı olan ve bağımsız yapım tarzına göre üretilen filmleri savunurken, yönetmen Erksan hem ticari Yeşilçam’a hem de sosyalist eğilimli yeni sinemaya karşı Kemal Tahir tefekkürü etkisinde kalarak Ulusal Sinema kavramını üretip Türk köylülüğünü Kuyu’da (1968) tematik olarak incelemeye koyulur. Kuyu’da Türk folkloru nasıl temsil edilir? Folklorun görsel kaynağı olarak ulusal sinema hareketi geleneksel Türk halk kültürünü yeniden nasıl keşfeder? Kuyu, Türk ulusal karakterinin folklorik tarzı mıdır? Bu örnek olay çalışmasında, sinema ile halkbilimi bir arada ele alan disiplinlerarası bir bakış açısından hareket edilerek Anadolu köylülüğüne odaklanan ulusal sinemayı meydana getiren filmsel anlatının folklorik temsilleri ve görsel folklorla ilişkileri açığa çıkarılır. Çalışma ilk önce Kuyu’nun tarihsel, kültürel ve ideolojik arka planını açıklar, sonra da tematik çözümleme yöntemini kullanıp üç kategori (maddi kültür öğeleri, ailevi ilişkiler, adet ve görenek temsilleri) ekseninde görsel folklor analizine odaklanır.
Köylülük Görsel Folklor Ulusal Sinema Kemal Tahir Kuyu (Metin Erksan
Turkish cinema was able to move towards mass film production during the genesis of the Yeşilçam period (1948-1959). This cinema was standardized around five popular genres: melodrama, historical film, detective film, comedy, village film. The movement of Social Realism manifested itself thanks to the films directed by Metin Erksan. This auteur aesthetically renews historical film (The Lord of Nine Mountains, 1958), detective film (Beyond the Nights, 1960; The Culprits are among us, 1964), melodrama (Bitter Life, 1962) and village film (The Revenge of the Snakes, 1962; Dry Summer, 1963). These adaptations changed the paradigm of village films and attracted the attention of intelligentsia. While influential socialist intellectuals in the press defend the idea of New Cinema, Erksan, under the influence of Kemal Tahir, uses the concept of National Cinema. This is how the national cinema movement was born and focused on the character of the Anatolian peasantry. So how is Turkish folklore represented in this film? How does the national film movement, as a visual source of folklore, rediscover traditional Turkish culture? Is The Well a folkloric style of Turkish national character? In this case study that takes advantage of an interdisciplinary approach that merges cinema with folklore, folkloric representations of the Anatolian peasantry and its relationship with visual folklore will be revealed. This study explains the background of The Well, and uses the thematic analysis method and focuses on visual folklore analysis on the axis of three categories (material culture elements, interfamily relations and customs and traditions representations).
Peasantry Visual Folklore National Cinema Movement Kemal Tahir The Well
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sinema ve Estetik, Sinema (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 19 |