Suriye Sahnesinde Etkin Rus ve Türk Dış Politikası
Öz
Rusya ve Türkiye Soğuk Savaş sonrası çalkantılarda seyrini sürdürürken dış politikalarında dikkate değer yeniden
tanımlamalara giriştiler. Bunun tezahürü büyük güç olarak kabul edilme arayışı oldu. Suriye’deki trajik iç savaş,
bu iki devletin bu hedeflerinin gayet ihtilaflı tezahürlerle gözlemlendiği bir alan oldu. Asal sorun olan bu ülkedeki
rejim değişikliği üzerine yakın zamana kadar zıt taraflardaydılar. Hatta, Türkiye bir Rus askerî jetini düşürdüğünde
doğrudan çatışma riskinden bile bahsedildi. Ancak, daha sonra hızlı bir yakınlaşma gözlemlendi. Bunun nedenleri
Türkiye’nin önceliğinin rejim değişikliğinden Kürt özerkliğinin önlenmesine kayması ve ABD’ye karşı duyulan
yabancılaşma ile Rusya’nın ateşli bir rejim karşıtı ve NATO üyesi olan Türkiye’nin işbirliğini sağlamak hevesiydi.
Rusya ve Türkiye’nin, güçlerinin ve etkilerinin sınırlarını görmek zorunda kaldıklarından, sonuç odaklı olmaktan
çok süreç odaklı oldukları söylenebilir. Dolayısıyla, sürece odaklanmayı tercih ettikleri izlenimi veriyorlar çünkü
öncelikli amaçları olan vazgeçilmezliklerini göstermeyi başarmış görünüyorlar. Nihayetinde, bütün bu küresel ve
bölgesel güçlerin siyasetleri nedeniyle de korkunç acılar çekmiş Suriyeliler için barışçıl ve demokratik bir yaşam
ancak umut edilebilir.
Anahtar Kelimeler
Rus Dış Politikası,Türk Dış Politikası,Suriye,Aktivizm
Russian and Turkish Foreign Policy Activism in the Syrian Theater
Öz
Russia and Turkey have been involved in remarkable redefinitions of their foreign policies while navigating through
turbulent times in the Post-Cold War era. This has manifested in a search of being recognized as a great power. The
tragic civil war in Syria has been the theatre of these ambitions of these two states in highly controversial ways. They
have been on the opposite sides until recently on the essential question of the regime change in that country. The risk of
a direct fight has even been observed when Turkish air force got a Russian jet down. However, a rapid rapprochement
started due to Turkish priority shift from the regime change to the prevention of Kurdish autonomy and the alienation
from US; and Russian enthusiasm to get the cooperation of an ardent anti-regime NATO member like Turkey. It
can be said that Russia and Turkey have been more process-oriented than result-oriented because they have been
compelled to see the limits of their power and influence. As a result, they seem to prefer to focus on the process since
they seem to reach their primary objective of showing their salience. All in all, one can only hope for a peaceful and
democratic life for Syrians whom tremendously suffered also as a result of an imbroglio of all these global and regional
powers’ policies.
Anahtar Kelimeler
Russian Foreign Policy,Turkish Foreign Policy,Syria,Activism