Türkiye, ilk olarak 1963 yılında Ankara Anlaşması ile o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu olan birliğe üyelik başvurusunda bulunmuş, 1999’da Helsinki Zirvesi'nde AB aday ülkesi olarak kabul edilmiş ve 2005 Lüksemburg Zirvesi ile üyelik müzakerelerine başlamıştır. AB üyeliği sürecinde Türkiye’nin Avrupa Birliğinden almakta olduğu muhtelif mali yardım ve fonları nasıl kullandığı, denetim yapısı ve verimliliği, hesap verebilirlik açısından sürekli olarak sorgulanmaktadır. Bu tür ilişkilerde mali destek yapıları kritik öneme sahip olmakta ve dolayısıyla mali ilişkiler açısından hesap verebilirlik, Türkiye-Avrupa Birliği ikili ilişkilerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmada, hesap verebilirlik kavramı üzerinde durularak mevcut mali yapı üzerinde bir değerlendirme yapılmış ve gelecek olası senaryolar hakkında bilgi verilmektedir. Burada Türkiye-Avrupa Birliği üyelik süreci ve ilişkileri tarihsel olarak analiz edilerek mali açıdan hesap verebilirliğin artırılması için stratejik ve politik önerilerin sunulması hedeflenmektedir. Bu bağlamda Türkiye, mali yardım ve fonları nasıl ve nerede kullandığını gösterir raporları kamuoyuyla paylaşarak hesap verebilirlik açısından sorumluluğunu yerine getirmiş olacaktır. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde Avrupa Birliği tarafından Türkiye’ye verilen üyelik öncesi mali yardım ve fonlar hesap verebilirlik açısından incelenmiştir. Elde edilen bulgularda Avrupa Birliği tarafından 1963 yılından itibaren Türkiye’ye verilen üyelik öncesi, üyelik statüsünde ve devam eden IPA I, IPA II ve IPA III yardım programları adı altındaki mali destekler karşılığında hesap verebilirliğin artırılması ile Türkiye-Avrupa Birliği bütünleşmesi sağlanmaya çalışıldığı, sosyal-ekonomik ve politik değişkenlerin anlaşılırlığına olanak tanındığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca Avrupa Birliği Komisyonunun Türkiye’ye yönelik 2023 ve 2024 yıllarına ait Raporlarda yalnızca mali alandaki eleştiriler incelenmiştir. Bu minvalde son yirmi dört yılın verilerine bakıldığında Türkiye’nin hesap verebilirlik açısından AB Maastricht kriterlerinde geçen kamu kesimi borçlanma gereğinin GSYİH’ye oranı %3’ü ve kamu borç stokunun GSYH’ye oranının %60’ı geçmemesi kuralına genel olarak uyduğu sonucuna varılmaktadır. Sonuç olarak Türkiye, Avrupa Birliği üyeliği sürecinde çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkabilmek, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, ekonomik, mali ve kurumsal aşamada muasır medeniyetler ölçülerinden bir devlet olarak şekillenmek istemektedir.
Turkey first applied for membership in the European Economic Community, which was then known as the European Economic Community, in 1963 with the Ankara Agreement, was accepted as an EU candidate country at the Helsinki Summit in 1999, and began membership negotiations at the Luxembourg Summit in 2005. During the EU membership process, how Turkey uses the various financial aid and funds it receives from the European Union, its audit structure and efficiency, and accountability are constantly questioned. In such relations, financial support structures are of critical importance, and therefore, accountability in terms of financial relations has an important place in Türkiye-European Union bilateral relations. In the study, an evaluation of the current financial structure was made by focusing on the concept of accountability and information was provided about possible future scenarios. Here, it is aimed to present strategic and political suggestions for increasing financial accountability by analyzing the Turkey-European Union membership process and relations historically. In this context, Turkey will fulfill its responsibility in terms of accountability by sharing reports with the public showing how and where it uses financial aid and funds. In Turkey-European Union relations, the pre-membership financial aid and funds provided to Turkey by the European Union have been examined in terms of accountability. The findings have shown that the European Union has attempted to ensure Turkey-European Union integration by increasing accountability in return for the financial support provided to Turkey by the European Union since 1963 under the pre-membership, membership status and ongoing IPA I, IPA II and IPA III aid programs, and that socio-economic and political variables have been made more understandable. In addition, only the criticisms in the financial field in the 2023 and 2024 Reports of the European Union Commission towards Turkey have been examined. In this context, when looking at the data of the last twenty-four years, it is concluded that Turkey generally complies with the rule of the EU Maastricht criteria in terms of accountability, which states that the ratio of public sector borrowing requirement to GDP should not exceed 3% and the ratio of public debt stock to GDP should not exceed 60%. As a result, Turkey wants to reach the level of contemporary civilizations in the process of becoming a member of the European Union, and to take shape as a state with the standards of contemporary civilizations in terms of democratization, rule of law, economic, financial and institutional stages.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kamu Maliyesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |
Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution NonCommercial 4.0 International License