Akitlerde Satış Bedelinin Meşrû Sınırını Belirleme Bağlamında Hanefî Mezhebinde Semenin Genel Özelliklerinin Tahlili
Öz
İslam Hukukunda satım akitlerinden bahsederken semen ve mebî‘ unsurları akdin sıhhat veya kuruluş şartları arasında sayılmaktadır. Bu şartların her biri kendine has bazı özellikleri içerir. Bu çalışmada semen unsurunun kendine has özellikleri tespit edilmeye çalışılacaktır. Klasik kaynaklarda çoğunlukla müstakil bir başlıkta ele alınmayan semenin özellikleri farklı başlıklar altında zikredilmektedir. Bu özellikleri genel bir çerçeve altında birleştirmek günümüzde gelişen kompleks akit çeşitlerinde satış bedelinin fıkhî konumunu belirlemek ve bu konuda yeni bir bakış açısı geliştirmek adına büyük bir önemi haizdir. Bu çalışmada özellikle Hanefî mezhebinin odak noktası olarak ele alınmasının birkaç sebebi vardır. Bunlardan birisi Hanefîlerin semeni mebî‘den net bir şekilde ayıran bir anlayış geliştirmiş olmalarıdır. Bir diğeri ise bütün mal gruplarını semen olacağı veya semen olamayacağı şekilde sınıflandırmış olmalarıdır. Böylelikle semen tayininde akdin sıygasından ziyade bedellerin özellikleri ön plana çıkarılmıştır. Ayrıca Hanefî mezhebine göre semen akdin in’ikad şartlarından sayılmayarak fâsid-bâtıl ayrımı ile oluşabilecek herhangi bir eksiklikte akdin onarılmasına kapı açılmıştır. Bu bakış açıları sayesinde günümüzde gelişen akit çeşitliliğinin getirdiği karışıklıklara bazı noktalarda çözümler bulunabilecek hatta bazı katkılar sunulabilecektir. Fakat bu çalışma semenin özelliklerini teorik zeminde zikretmekten öteye geçmeyecektir. Bu sebeple belli bir semen tanımı ortaya koyduktan sonra semende bulunması gereken şartlar zikredilecektir. Semenin mebî‘den ayrıldığı noktalar tespit edilerek birbirleriyle karşılaştıkları takdirde hangi bedellerin semen olabileceği, hangilerinin mebî‘ sayılacağı ortaya koyulacaktır. Fâsid veya bâtıl olma(nın sonuçları), tayinle taayyün edip etmeme, mülkiyet, tasarrufta bulunabilme/bulunamama, telef olma, karşılıklı anlaşma ile fesih (ikâle), teslimde öncelik, muhayyerliğin bulunup bulunmaması gibi konulardaki farklılıklar semen ve mebî’ unsurları arasındaki ayrımı netleştirmede kullanılan temel başlıklar olacaktır. Ayrıca temel akit şekilleri dikkate alındığında semenin özelliklerinin pratikteki tatbik şekillerine de değinilecektir. Bu amaçla satım akdi, sarf akdi, selem akdi ve mukâyaza akdi örnek olarak ele alınıp semen ve mebî’in bu akitlerdeki durumuna dikkat çekilecektir. Eğer semen ve mebî’in genel özelliklerinde, akdin kendine has özelliklere sahip olması sebebiyle değişiklik meydana gelmişse bu değişikliklere ve değişim sebeplerine işaret edilecektir. Son olarak semen söz konusu olduğunda günümüzde en çok karşılaşılan problemlerden olan tedavülden kalkma, piyasadan çekilme, değerde artış olması veya azalma olması gibi nispeten daha spesifik olan konularda, üç imamın (Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed) ittifaklarına veya (varsa) ihtilaflarına öz bir şekilde yer verilerek çalışma sonlandırılacaktır.
Anahtar Kelimeler
İslam Hukuku, Hanefî Mezhebi, Akit, Semen, Para
Analysis of the General Characteristics of Thaman in the Ḥanafi School in the Context of Determining the Legitimate Limit of the Remuneration in Contracts
Öz
While referring to sales contracts, the elements of thaman and mabīʿ are counted among the conditions of validity or establishment of the contract. Each one of these conditions has some specific characteristic. This study will try to determine the unique character of the thaman element. Generally, the characteristics of thaman have been analyzed under different titles instead of being discussed under a separate title, in classical sources. Combining these characters under a general framework will have great importance to determine the fiqh position of the sales price in the complex contract types which have developed recently and to improve a new perspective. There are several reasons why Ḥanafis are particularly have considered as the focal point of this study. One of them is that the Ḥanafis developed a new conception that clearly distinguishes thaman from mabīʿ. Another one is that they classified all commodity groups as might have been thaman or not. Hereby in the determination of semen, the characteristics of the prices were emphasized rather than the declaration of intention. In addition, according to Ḥanafis, thaman is not counted among the conditions of establishment of the contract, and the door has been opened to repair the contract in any deficiency that may occur with the distinction between fāsidh (peccable) and bāṭıl (superstitious). Thanks to these perspectives, solutions can be found at some points and even some contributions will be made to the confusions which stem from the contract diversity that has developed today. However, this study will not go beyond to mention the characteristics of thaman on a theoretical basis. Therefore, after introducing a certain definition of thaman, the prerequisite for thaman will be mentioned. The points where thaman differs from mabīʿ will be determined and it will be revealed which prices will be thaman and which ones will be considered mabīʿ if they come across. In addition, considering the basic contract forms, whether the properties of thaman are applied absolutely or not will be mentioned. Finally, the study has been concluded by briefly giving a place to the agreements or the disagreements of the three imams on relatively more specific issues such as withdrawal from the market, increase or decrease in value, which are among the most encountered recent problems when it comes to thaman.
Anahtar Kelimeler
Islamic Law, The Hanafi School, Contract, Thaman, Money