This article examines the evolution of Turkish foreign policy during the Cold War era (1945–1990), highlighting its strategic orientation, key turning points, and underlying dynamics. Initially shaped by the Soviet threat and territorial demands in 1945, Turkey adopted a firmly pro-Western stance, culminating in its accession to NATO in 1952 and participation in regional security pacts such as the Balkan and Baghdad Pacts. The study traces how Turkey’s foreign policy, anchored in Western alignment, gradually diversified in response to changing international conditions, including détente, the Cyprus crisis, and the emergence of a multipolar world order. The analysis explores critical phases: the consolidation of Western ties (1945–1965), the shift toward a more balanced approach following the Johnson Letter and Cyprus crisis (1965–1973), the active diplomacy and strategic recalibration after the 1974 Cyprus operation (1973–1983), and the deepening of U.S. relations amid regional challenges and European integration efforts (1983–1991). Drawing on archival sources and scholarly literature, the article argues that while Turkey maintained its Western orientation throughout the Cold War, it simultaneously pursued pragmatic adjustments to safeguard national interests, manage regional conflicts, and respond to global transformations.
Turkish Foreign Policy Cold War NATO Soviet Union Cyprus Crisis U.S.-Turkey Relations
Bu makale, Soğuk Savaş dönemi (1945–1990) boyunca Türk dış politikasının evrimini, stratejik yönelimini, temel dönüm noktalarını ve altında yatan dinamikleri incelemektedir. Başlangıçta 1945’teki Sovyet tehdidi ve toprak talepleriyle şekillenen Türkiye, kesin bir Batı yanlısı tutum benimsemiş, 1952’de NATO’ya katılımı ve Balkan ile Bağdat Paktları gibi bölgesel güvenlik girişimleriyle bu yönelimini pekiştirmiştir. Çalışma, Türkiye’nin Batı’ya bağlı dış politikasının, Johnson Mektubu, Kıbrıs krizi ve çok kutuplu dünya düzeninin ortaya çıkışı gibi değişen uluslararası koşullara yanıt olarak nasıl çeşitlendiğini izlemektedir. Analiz, kritik aşamaları ele almaktadır: Batı ile ilişkilerin pekiştirilmesi (1945–1965), Johnson Mektubu ve Kıbrıs krizi sonrası daha dengeli bir yaklaşım (1965–1973), 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında aktif diplomasi ve stratejik yeniden düzenleme (1973–1983) ve bölgesel sorunlar ile Avrupa entegrasyon çabaları eşliğinde ABD ile ilişkilerin derinleşmesi (1983–1991). Arşiv kaynakları ve akademik literatüre dayanarak, makale Türkiye’nin Soğuk Savaş boyunca Batı yönelimini korurken aynı zamanda ulusal çıkarlarını korumak, bölgesel çatışmaları yönetmek ve küresel dönüşümlere yanıt vermek için pragmatik ayarlamalar yaptığını savunmaktadır.
Türk Dış Politikası Soğuk Savaş NATO Sovyetler Birliği Kıbrıs Krizi Türk-Amerikan İlişkileri
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Türk Dış Politikası |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 11 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 2 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.5281/zenodo.18650906 |
| IZ | https://izlik.org/JA29LS39WX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 7 Sayı: 1 |